Connect with us

Dijital Üretim

CLPA, Gelecekhane’nin “Robotlar Geliyor” etkinliğinde endüstriyel haberleşme platformu CC-Link ve robotların ilişkisine dikkat çekti

Yayın Tarihi:

on

Robotlar kişiselleşmiş üretim çağında saniyede bir gigabit hızla haberleşiyor

Gelecekhane’nin robot teknolojileri konusunda Türkiye’nin önde gelen isimlerini bir araya getirdiği
“Robotlar Geliyor” temalı Dijital 2.0 etkinliğinde, CLPA (CC Link Partner Association) Ülke Müdürü Tolga Bizel konuşmacı olarak yer aldı. Sanayi 4.0’ın gerekliliği olan kişiselleştirilmiş üretim için endüstriyel haberleşme hızının çok yüksek olması gerektiğini vurgulayan Bizel, CC-Link teknolojisi sayesinde fabrikalardaki robotların ve tüm üretim hattının saniyede bir gigabit hızla haberleşebildiğinin altını çizdi.

Teknoloji ve gelecek odaklı düşünce kuruluşu Gelecekhane tarafından her yıl farklı bir temayla düzenlenen
Dijital 2.0 etkinliği, bu yıl “Robotlar Geliyor” temasıyla Sanayi 4.0 ve robot teknolojileri konusundaki güncel
gelişmelere ışık tuttu. Yapı Endüstri Merkezi’nde 25 Mayıs tarihinde gerçekleşen etkinlikte, CLPA (CC Link
Partner Association) Ülke Müdürü Tolga Bizel konuşmacı olarak yer aldı. Günümüz tüketicilerinin kişiselleşmiş
ürün taleplerine cevap verebilmek için fabrikaların en kısa sürede dijital dönüşümlerini başlatmaları gerektiğini
söyleyen Tolga Bizel, robotlar dahil üretim hattındaki tüm makine ve sistemlerin birbiriyle çok hızlı bir şekilde
haberleşmesinin önemine dikkat çekti. Bu haberleşme süresini milisaniyeler seviyesine indiren CC-Link IE
platformu hakkında bilgi veren Bizel, geleneksel endüstriyel haberleşme sistemlerinden 10 kata kadar daha hızlı
olan bu yeni nesil teknoloji sayesinde Sanayi 4.0’ın gereklerini yerine getirmenin çok daha kolay olacağına
vurguladı.

Fabrikalarda kişiselleştirilmiş ürün dönemi
Tüketicilerin taleplerinin 90’lı yılların başından itibaren kişiselleştirilmiş ürünlere doğru kaymasının Sanayi
4.0 dönemine geçiş aşamasında önemli rol oynadığını belirten Tolga Bizel, sözlerine şöyle devam etti;
“Geçmişte arz-talep dengesinde yaşanan monolog süreç içinde, bir ürün veya hizmet üretiliyor ve bunun
tüketici tarafından alınması bekleniyordu. Otomobillerin renkleri kişisel olarak seçilemiyor, üretimden hangi
renk çıkarsa ve alıcılar hangi sıradaysa, o sırada bulunan renkteki aracı almak zorunda kalıyordu. Bugün ise
bireylerin kendi beklentilerine uygun ürün ve hizmet seçme eğilimleri nedeniyle istekler farklılık gösteriyor.
Dolayısıyla bu yeni endüstri evresinde işletmelerin, kişisel tercihlere hızla yanıt veren verimli üretim bantları
kurarak rekabette avantaj sağlayabilmesi için dijital dönüşümlerini gerçekleştirmeleri gerekiyor.”

Geleneksel haberleşme sistemlerinden 10 kat hızlı iletişim
Geleceğin haberleşme üzerine kurulacağını ve bu doğrultuda Sanayi 4.0'ın gereklerini hayata geçirmek için
fabrikalarda robotlar dahil tüm makinelerin birbiriyle haberleşmesinin önemini vurgulayan Bizel, şu bilgileri
aktardı; “Sanayi 4.0 sürecindeki en önemli unsurlardan birinin büyük verinin toplanması, paylaşılması ve
işlenmesi olduğunu söylemek mümkün. Makinelerin birbiriyle iletişim kurabildiği akıllı fabrikalarda, iletişim
verilerinin güvenilir bir şekilde yönetilmesi son derece önemli. Dijital fabrikalarda pek çok veri, çok sayıda cihaz
tarafından gerçek zamanlı olarak oluşturularak süreçlerin şeffaf bir şekilde görüntülenmesini sağlamak üzere
paylaşılıyor. Bu sürecin başarısında bant genişliği büyük önem taşıyor ve bu noktada devreye CC-Link IE giriyor.
CCLink uyumlu ürün üreticileri ve CCLink teknolojisi kullanıcılarından oluşan CLPA’nın dünya genelinde
yaygınlaştırmaya çalıştığı CC-Link IE, şu anda fiilen en büyük bant genişliğine sahip ve gigabit hızlarında çalışan
tek açık endüstriyel ethernet ağı olarak öne çıkıyor. Genel olarak saniyede 100 megabit ile haberleşebilen
endüstriyel haberleşme sistemlerinden 10 kata kadar daha hızlı olan CC-Link IE, saniyede bir gigabit ile
haberleşme imkanı sunuyor. Dolayısıyla bu teknoloji, şimdi ve gelecekte Sanayi 4.0’ın ihtiyaçlarının
desteklenmesi için büyük potansiyele sahip.”

Üretimde maksimum verimlilik
Fabrikaların bazı bölümlerinde milisaniyeler içinde haberleşmek gerektiğini belirten Bizel, CC-Link IE gibi bir
altyapısı olmayan üretim tesislerinin sürekli değişen ve kişiselleşen taleplere hızlı yanıt vermelerinin zorlaştığını vurguladı. CC-Link IE teknolojisinin, saha cihazlarından kontrolörlere çok hızlı iletişim sağlayarak üretim tesisinin
tamamında maksimum verimliliği mümkün kıldığını anlatan Bizel, “CC-Link IE, fabrika otomasyon teknolojileri
üreticilerinin saha kısmındaki ürünlerinin birbirleri ile haberleşmesi için çok güçlü bir platform oluşturuyor. Aynı
zamanda bu teknoloji, farklı üreticilere ait cihazların genel bir ağ üzerinde serbestçe iletişim kurabilmesini
sağlayacak kapasiteye de sahip” dedi.

Dünyada 1.500’den fazla CC-Link uyumlu ürün mevcut
Fabrikalarda yüksek verimlilik sağlayan açık network teknolojisinin Sanayi 4.0 sürecinde gittikçe daha önemli
hale geldiğini vurgulayan Bizel, “Açık network yapısının başarısı ise standart teknolojiyi destekleyen otomasyon
ürünlerinin kullanılabilirliği ile belirleniyor. Bu doğrultuda yine açık endüstriyel ethernet protokolü CC-Link
dikkat çekiyor. Çünkü bugün dünya genelindeki yüzlerce otomasyon ekipmanı üreticisinin sunduğu 1.500’den
fazla sertifikalı CC-Link uyumlu ürün bulunuyor” diye konuştu.

Çok sayıda otomasyon cihazı tek bir kablo üzerinden haberleşiyor
CC-Link teknolojisinin güvenilir haberleşme için tüm veri bağlantı katmanı ve taşıma katmanını ele alan ve
cihazlar arasındaki haberleşmeyi sağlayan bir ASIC (Application Specific Integrated Circuit – Uygulamaya Özel
Tümleşik Devre) kullanımına dayandığını belirten Bizel, “CC-Link, verimli fabrika ve proses otomasyonu
sağlamak amacıyla kontrol ve üretim verilerini yüksek hızda iletiyor. Bu yüksek hızlı haberleşme, farklı
tedarikçilerden sağlanan çok sayıda otomasyon cihazını tek bir kablo üzerinden birbirine bağlıyor. Geleneksel
endüstriyel kontrol ağları ile yalnızca bir üreticiye ya da az sayıda üreticiye ait saha cihazlarının kurulumu
yapılabilirken, CC-Link gibi açık ağlarla 300’den fazla farklı üreticiye ait cihazların kurulumu gerçekleştirilebiliyor”
diyerek sözlerini sonlandırdı.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlarına sahip MONETA 'nın sektörel dergi ve portallarının dijital platformlarda yönetimi yapmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık alanında içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyorum.

Dijital Üretim

Zemini hazırlanıyor: Store Share View´ı Bulutlara Çıkarın

Yayın Tarihi:

on

Veriyi buluta taşımak ve iş birliği senaryoları yaratmak gibi durumlarda kullanmak bugünlerde gönüllü bir iş olmaktan çıkıp zorunlu bir hale geldi. Fakat pek çok şirketin de izlenmesi gereken doğru yol ve alınması gereken uygun “doz” hakkında soruları var. Bu konuda destek sunan Eplan ise Store Share View çözümünü geliştirdi.  Microsoft Azure tabanlı bu şirket içi çözüm esasen Eplan Projelerini buluta taşıyan bir servis. Aynı zamanda, geleceğin buluttan buluta bağlantıları için de bir temel noktası. Eplan ilk adım olarak Store Share View ile hangi projelerin görüntülenebileceğini, değerlendirilebileceğini ve yorumlanabileceğini iş akışını işaretleyerek kısmi olarak Hannover Messe fuarında sundu. Bu başlangıçla birlikte, Monheim – Almanya merkezli çözüm sağlayıcısı Eplan artık müşterilerine buluta giden yolda adım adım eşlik ediyor.  Kullanıcılar, projede yer alan herkes için Eplan verilerini basit bir şekilde ulaşılabilir kılan merkezi bir veri kaynağından yararlanabiliyorlar (satışa dönük süreçler dâhil). Veriye erişim ise evrensel: Eplan kurulumundan bağımsız olarak her bir cihaz ve her bir lokasyon.

Store Share View ismi, müşterilerin buluta olan bu yolculuklarında onları neyin beklediğini tanımlıyor: Eplan Projeleri bulutta saklanabilir (Store) ve tüm proje katılımcıları için mevcut kılınarak (Share) herhangi bir zamanda görülebilir (View).  Herhangi bir kurulum gerektirmiyor, önceden ihtiyaç duyulan geleneksel Viewer kurulumu dâhil. Giriş yapın, projeyi inceleyin, işaretleme fonksiyonu ile yorum yapın ve iş ilerlemesini işaretleyin – bulut proje ortamına ilk adımlarını atacak kullanıcılar için son derece kolay.  Sistem, tüm gerekli Eplan Proje bilgisinin, merkezi bilgi kaynağı olarak bulutta yer alacağı şekilde tasarlanmıştır. Erişim seçenekleri ile tüm mühendislik bilgisi de yetkisiz girişe karşı korunmaya devam etmektedir. Hakların belirlenmesi ise müşterinin ilgili departmanına bağlıdır.

Bu doğal olarak Eplan Platformu kullanıcıların buluta çıkma yolunda attığı ilk adım, ama çok önemli bir adım. Geçmişte, satışa dönük departmanlara (kontrol kabini mühendisliği veya devreye alma) şematik bilgi sağlarken binlerce sayfa belgenin yazdırılması gerekiyordu. Kâğıtsız iş akışı sadece daha uygun maliyetli olmakla kalmıyor, aynı zamanda kaliteyi de önemli ölçüde artırıyor. Diğer bir belirleyici yaklaşım ise iş birliği olanaklarıdır. Eplan’ın bulut konsepti Store Share View ile dış katılıcımlar da eğer erişim hakları verilmişlerse veriye erişebilirler. İş birliği altyapısı bulut aracılığıyla sağlanır ve artık bir departmanın ayrıntılı proje teslim sürecine girmesine gerek kalmaz. Taşeronlar mevcut proje durumunu web tarayıcı üzerinden kolay bir şekilde okuyabilirler. Diğer bir pratik fayda ise sadece mevcut verinin hazır bulunması ve değişikliklerin iş akışının işaretlenmesiyle belgelenmesidir, ki bu da hata kaynaklarının tek kalemde ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Taşeronlarla iş birliği daha kolay hale gelerek iş akışlarını iyileştirir.

PDM/PLM bağlantıları kaldığı yerden

Eğer bir şirket yeni yazılım almak istiyorsa, genellikle ortaya çıkan tek soru şudur: Benim IT altyapılarına mevcut bağlantılarım ne olacak? Bunların arasında genellikle güncellenmesi veya yeni yazılıma uyarlanması gereken PDM veya PLM sistemi arabirimleri vardır. Eplan Store Share View çözümünü geliştirirken bunu da göz önünde bulundurdu: Eplan Platformu bağlantıları olduğu gibi duruyor. Mühendislikte oluşturulan Eplan Projeleri Store Share View´in kaynağı olduğu için mevcut entegrasyonların dönüştürülmesi gerekmez, bu da kaynak projede değişiklik yapmayı gereksiz kılar.

Yenilikçi kullanım konsepti

İşlevsel olmasının yanı sıra yazılım bir kullanıcının tüm ihtiyaçlarına destek olabilmek adına olabildiğince tatminkâr olmalıdır. Eplan da bu noktada oldukça iyi bir iş çıkarmıştır. Kullanım konsepti son derece gelişmiştir ve bütünü ile kolay olması için geliştirilmiştir. İster touchpad, ister fare ya da ister kalem, tüm teknolojiler ve doğal olarak tüm mevcut uç cihazlar -PC’den dokunmatik ekranlara ve mobil cihazlara- kullanılabilir. Mühendisliğin artarak küresel bir hale geldiği şu zamanlarda bu büyük bir esneklik sağlar. Bulut servislerinin 24 saat boyunca ulaşılabilir olmasından ötürü her bir proje katılımcısı dünyanın herhangi bir yerinden veriye erişim sağlayabilir.

İş birliği ortaklarından ilk kullanım örnekleri

Bulut teknolojileri pek çok katılımcının proje üzerinde çalışabilmesi için geliştirilmektedir. Endüstri 4.0 kapsamında, bu proje katılımcıları genellikle sadece bir şirkette çalışanlar yerine geniş bir alana yayılmış kişilerden oluşmaktadır.  Partnerler çözümler üzerinde işbirliği yaparak çalışır, yazılım çözümleri arası bağlantı kurar ve bu sayede kullanıcı faydasını artırırlar. Festo ve Lenze şirketleri uzun yıllardır Eplan partnerleridir. Eplan Data Portal´da çok sayıda bileşen verisi depolamışlardır ve kendileri için bulut teknolojisinin fırsatlarından istifade etmektedirler. Hannover Messe fuarında, iki şirket de Store Share View içerisinde yer alan Rest API ile teknolojik olarak oluşturulmuş ilk kullanım örneklerini sundular. Rest API üçüncü parti tedarikçilere erişim imkânı verir. Böylelikle, sonraki süreçler için Eplan´da tasarlanmış mühendislik verisinden en uygun biçimde yararlanabilirler.

Devamını Oku

Dijital Üretim

Kara yolunda hava trafik kontrolü devri!

Yayın Tarihi:

on

Trafik kazaları sadece ülkemiz için değil, tüm dünya için maalesef büyük bir sorun. Trafik kazaları tüm dünyada her yıl ortalama 1 milyon 250 bin insanın yaşamına mal oluyor. Türkiye’de de özellikle bayramlarda trafik kazaları yüzünden yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Peki yapay zekâ tabanlı yeni teknolojiler bu kazaların önüne geçebilir mi?

Eran Shir, yaşanan can kayıplarının önüne geçmek için yeni bir yol bulmuş gibi gözüküyor: Nexar.

Nexar, araçların birbirleri ile akıcı şekilde iletişim kurmalarını, bu sayede çarpışmalarını önleyen yapay zekâ (AI) tabanlı bir sürüş kamerası. Nexar’ın amacı gerçek zamanlı sanal haritalar oluşturarak araçların çukur, buzlu yol ve aniden şeride giren kamyon gibi araçlardan etkilenmemesini sağlamak. Bu yönüyle Nexar’ı, iyi oynanan bir video oyununa benzetmek mümkün. 2014 yılında kurulan Tel Aviv merkezli şirketin amacı, kara yolunda hava trafik kontrolü benzeri bir yapı bloğu olmak.

Son yirmi yılda hem Detroit’te,hem de Silikon Vadisi’nde gelişmiş sürücü yardım sistemleri (ADAS) için altyapılar geliştiriliyor. Geçtiğimiz Mart ayında Intel, 15,3 milyar dolarlık anlaşmayla AV şirketi Mobileye’ı satın aldı. Yonga üreticisinin tahminine göre ADAS endüstrisi 2030 yılına kadar 70 milyar dolar büyüklüğüne ulaşacak.

Bu kadar yatırımın olduğu bir sektörde Nexar’a GE Ventures dâhil birçok yatırımcıdan toplamda 30 milyon dolarlık fon gelmesinin önemli bir sebebi var. Nexar bu teknolojiyi akıllı bir çip veya şık bir cihaza yerleştirmek yerine, herkesin elinde veya cebinde bulunan akıllı telefonlara yerleştirdi.

Artık herkesin bir akıllı telefonu var, hatta bazılarının iki. Sürücüler akıllı telefonlarını ağa ekledikçe Nexar yolları daha akıllı hale getiriyor. Şu ana kadar 160 ülke ve 740 şehirdeki kullanıcıları toplamda 161 milyon kilometre yol kat ettiler. Sadece geçtiğimiz Aralık ayında Nexar kullanıcıları 16 milyon kilometre yol gitti. İş veriye geldiğinde Nexar çok zengin bir şirket.

Nexar’ın çalışma prensibi ise şu şekilde: Akıllı telefonunuza indirip telefon kamerası ya da sürüş kamerasına bağladıktan sonra Nexar, akıllı telefonunuzun tüm sensörlerini uyanık tutuyor. Nexar’ın sahip olduğu yapay zekâ (AI) algoritması, trafik ışıklarını veya aracın yakınındaki diğer nesneleri algılıyor. Aracın konumunu ve yörüngesini belirlemek için ise akıllı telefonun dâhili sensörleri kullanılıyor. Yazılımın algoritmaları en güvenli sürücü yanıtını belirlemek için bu verileri sıkıştırır ve uygulama bulut aracılığıyla yakındaki diğer Nexar kullanıcılarına bu verileri iletir. Bu durum sürücülere köşeyi görme veya 10 blok ötedeki olayları bilmek gibi bir takım özel güçler verir.

Şirketin kurucusu Shir, Nexar’ın otonom araç şirketleri için yolcuları koruma amacıyla iç görüler sağlayacağına inanıyor. Nexar geçen yıl 11 milyon sürüş vakasına ilişkin veri topladı. Bunların arasında yokuşlar, yoldaki bozuklar gibi durumlar da var. Akıllı teknolojilerin bu tarz algoritmalarla birleşmesi, otonom araçların öğrenmesine büyük katkıda bulunacak ve ileride kara yolunda seyahat etmek en az havada seyahat etmek kadar güvenli hale gelecek.

Devamını Oku

Dijital Üretim

eWON® Cosy, 4G ile makineleri internete bağlıyor

Yayın Tarihi:

on

HMS Endüstriyel Ağlar, ödüllü uzaktan erişim ağ geçidi eWon Cosy için 4G LTE´nin (Avrupa, Kuzey Amerika) piyasaya sürüldüğünü duyurdu. Bu sayede kullanıcılar makinelerine uzaktan erişip sorun giderebilir, programlayabilir, izleyebilir ve kontrol edebilirler. 4G hücresel bağlantılı eWON Cosy kullanarak kullanıcılar Ethernetin olmadığı yerlerde makinelerine uzaktan erişebilme imkânı elde ediyorlar.

4G pek çok avantajı beraberinde getiriyor:

Daha güvenli bağlantı

Cosy 4G yönlendirici sadece en yeni LTE (Uzun Dönem Evrim) ağlarına bağlanmakla kalmıyor, aynı zamanda daha düşük hücresel bağlantıya da otomatik geçiş sağlıyor. 4G ağının tutarsız, tıkanık ya da kullanım dışı olduğu durumlarda, bağlantı otomatik olarak 3G’ye (HSPA/WCDMA) geçiş yapıyor. Diğer bir deyişle, ağ şartları ne olursa olsun, bağlantı devamlılığı sağlanmış oluyor.

Daha hızlı bağlantı  

4G bağlantısı, gecikme süresi konusunda da fayda sağlıyor: Mobil Ağ Operatörleri (MNO) tarafından kurulan en yeni ekipmanlarla çok daha iyi bir etkileşim ve uyumluluk elde ediliyor. Dahası, yine MNO tarafından sağlanan mobil kurulumlara bağlı olarak çok daha iyi bir kapsama alanı sunuyor. Cosy 4G iki farklı seçenekte geldiği için, başlıca MNO ile daha geniş bir uyumluluk sağlarken, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika ile Kuzey Amerika’yı da kapsıyor.

Talk2N bulut-tabanlı çözüme bağlanıp Endüstriyel Kontrol Sisteme uzaktan erişmek için gereken tek şey veri planına sahip bir SIM kartı.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler