Connect with us

Dijital Üretim

Robotlar ve makinelerin yarım günlük öğrenme süresi birkaç dakika ila 30 dakika aralığına iniyor

Yayın Tarihi:

on

Mitsubishi Electric’ten yapay zekada çığır açan akıllı öğrenme algoritması

Cihazları daha akıllı, hayatı ise daha güvenli, sezgisel ve konforlu hale getirme hedefiyle çalışan Mitsubishi Electric, yapay zeka (AI-Artificial Intelligence) tabanlı çalışmalar için yeni bir akıllı öğrenme algoritması geliştirdi. Mitsubishi Electric’in kompakt yapay zeka (AI) teknolojisiyle birleştirilen yeni algoritma, konvansiyonel AI kontrol yöntemlerinin yalnızca yüzde biri kadar hesaplama ve beşte biri oranında deneme yapılmasını yeterli kılıyor. İnsan destekli makine öğrenmesi sağlayabilen mevcut teknolojilerde birkaç saat ile yarım gün arasında değişen optimizasyon süresi, Mitsubishi Electric’in derin pekiştirme ile öğrenme (deep reinforcement learning) yöntemi kullanan tam otomatik akıllı makine öğrenmesi algoritmasıyla birkaç dakika ile 30 dakika arasında değişen kısa bir zamana iniyor.

Yapay zeka (AI – Artificial Intelligence) alanında günden güne hızla ilerleme kaydedilse de makinelerin öğrenmesi için gerekli denemelerin sayısının çok fazla olması bu ilerlemeyi engelleyen bir unsur olarak karşımıza çıkıyor. Bu konuya çözüm olarak Mitsubishi Electric, yapay zeka (AI) makine kontrolü için konvansiyonel AI kontrol yöntemlerinin yalnızca beşte biri oranında deneme yapılmasını yeterli kılan özel bir derin pekiştirme ile öğrenme (deep reinforcement learning) algoritması geliştirdi. Bu algoritma ile endüstriyel robotlar ve araçlar gibi akıllı ekipmanlar, hızlı bir öğrenme süreci için sensör ve kamera verilerini kullanarak ekstra akıllı, derin pekiştirme ile öğrenme yöntemini uygulayacak.

Konvansiyonel yöntemlerin yüzde biri kadar hesaplama yeterli

Mitsubishi Electric’in kompakt yapay zeka (AI) teknolojisiyle birleştirilen yeni algoritma, konvansiyonel yöntemlerin yalnızca yüzde biri kadar hesaplama gerektiriyor. İnsan destekli makine öğrenmesi sağlayabilen mevcut teknolojilerde birkaç saat ile yarım gün arasında değişen optimizasyon süresi, Mitsubishi Electric’in tam otomatik makine öğrenmesini mümkün kılan yeni nesil algoritmasında birkaç dakika ile 30 dakika arasında değişen kısa bir zamana iniyor. Çok farklı sektörlerde ve makinelerde kullanılabilen bu algoritmanın, gelecekte sanayi verimliliğini arttırmak üzere yüksek varsayım içeren verilerin makineler tarafından işlenmesini mümkün kılacağı öngörülüyor.

Yapay zeka teknolojisini “Maisart” markası altında sunacak

Mitsubishi Electric kompakt yapay zeka (AI), otomatik tasarım derin öğrenme (deep learning) algoritması ve ekstra verimli akıllı öğrenme uygulamalarını içeren özel yapay zeka (AI) teknolojisini yeni markası “Maisart” ile tek bir çatı altında topluyor. “Mitsubishi Electric’s AI creates the State-of-the-ART in technology” (Mitsubishi Electric’in AI’sı ile en yeni teknoloji) ifadesinin kısaltması olan Maisart’ın, Mitsubishi Electric’in AI faaliyetlerine ilişkin farkındalığı arttırması, AI tabanlı ekipman sektörüne ivme kazandırması ve üst düzey bilgi işleme dahil olmak üzere çeşitli sektörlerde yapay zeka uygulama alanlarının genişlemesine yardımcı olması hedefleniyor.

Yeni kurumsal sloganı “Orijinal AI teknolojisiyle artık her şey akıllı” paralelinde faaliyet gösteren Mitsubishi Electric, cihazları daha akıllı, hayatı ise daha güvenli, sezgisel ve konforlu hale getirmek için orijinal AI teknolojisinden ve modern hesaplama sistemlerinden faydalanıyor.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlarına sahip MONETA 'nın sektörel dergi ve portallarının dijital platformlarda yönetimi yapmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık alanında içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyorum.

Dijital Üretim

Zemini hazırlanıyor: Store Share View´ı Bulutlara Çıkarın

Yayın Tarihi:

on

Veriyi buluta taşımak ve iş birliği senaryoları yaratmak gibi durumlarda kullanmak bugünlerde gönüllü bir iş olmaktan çıkıp zorunlu bir hale geldi. Fakat pek çok şirketin de izlenmesi gereken doğru yol ve alınması gereken uygun “doz” hakkında soruları var. Bu konuda destek sunan Eplan ise Store Share View çözümünü geliştirdi.  Microsoft Azure tabanlı bu şirket içi çözüm esasen Eplan Projelerini buluta taşıyan bir servis. Aynı zamanda, geleceğin buluttan buluta bağlantıları için de bir temel noktası. Eplan ilk adım olarak Store Share View ile hangi projelerin görüntülenebileceğini, değerlendirilebileceğini ve yorumlanabileceğini iş akışını işaretleyerek kısmi olarak Hannover Messe fuarında sundu. Bu başlangıçla birlikte, Monheim – Almanya merkezli çözüm sağlayıcısı Eplan artık müşterilerine buluta giden yolda adım adım eşlik ediyor.  Kullanıcılar, projede yer alan herkes için Eplan verilerini basit bir şekilde ulaşılabilir kılan merkezi bir veri kaynağından yararlanabiliyorlar (satışa dönük süreçler dâhil). Veriye erişim ise evrensel: Eplan kurulumundan bağımsız olarak her bir cihaz ve her bir lokasyon.

Store Share View ismi, müşterilerin buluta olan bu yolculuklarında onları neyin beklediğini tanımlıyor: Eplan Projeleri bulutta saklanabilir (Store) ve tüm proje katılımcıları için mevcut kılınarak (Share) herhangi bir zamanda görülebilir (View).  Herhangi bir kurulum gerektirmiyor, önceden ihtiyaç duyulan geleneksel Viewer kurulumu dâhil. Giriş yapın, projeyi inceleyin, işaretleme fonksiyonu ile yorum yapın ve iş ilerlemesini işaretleyin – bulut proje ortamına ilk adımlarını atacak kullanıcılar için son derece kolay.  Sistem, tüm gerekli Eplan Proje bilgisinin, merkezi bilgi kaynağı olarak bulutta yer alacağı şekilde tasarlanmıştır. Erişim seçenekleri ile tüm mühendislik bilgisi de yetkisiz girişe karşı korunmaya devam etmektedir. Hakların belirlenmesi ise müşterinin ilgili departmanına bağlıdır.

Bu doğal olarak Eplan Platformu kullanıcıların buluta çıkma yolunda attığı ilk adım, ama çok önemli bir adım. Geçmişte, satışa dönük departmanlara (kontrol kabini mühendisliği veya devreye alma) şematik bilgi sağlarken binlerce sayfa belgenin yazdırılması gerekiyordu. Kâğıtsız iş akışı sadece daha uygun maliyetli olmakla kalmıyor, aynı zamanda kaliteyi de önemli ölçüde artırıyor. Diğer bir belirleyici yaklaşım ise iş birliği olanaklarıdır. Eplan’ın bulut konsepti Store Share View ile dış katılıcımlar da eğer erişim hakları verilmişlerse veriye erişebilirler. İş birliği altyapısı bulut aracılığıyla sağlanır ve artık bir departmanın ayrıntılı proje teslim sürecine girmesine gerek kalmaz. Taşeronlar mevcut proje durumunu web tarayıcı üzerinden kolay bir şekilde okuyabilirler. Diğer bir pratik fayda ise sadece mevcut verinin hazır bulunması ve değişikliklerin iş akışının işaretlenmesiyle belgelenmesidir, ki bu da hata kaynaklarının tek kalemde ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir. Taşeronlarla iş birliği daha kolay hale gelerek iş akışlarını iyileştirir.

PDM/PLM bağlantıları kaldığı yerden

Eğer bir şirket yeni yazılım almak istiyorsa, genellikle ortaya çıkan tek soru şudur: Benim IT altyapılarına mevcut bağlantılarım ne olacak? Bunların arasında genellikle güncellenmesi veya yeni yazılıma uyarlanması gereken PDM veya PLM sistemi arabirimleri vardır. Eplan Store Share View çözümünü geliştirirken bunu da göz önünde bulundurdu: Eplan Platformu bağlantıları olduğu gibi duruyor. Mühendislikte oluşturulan Eplan Projeleri Store Share View´in kaynağı olduğu için mevcut entegrasyonların dönüştürülmesi gerekmez, bu da kaynak projede değişiklik yapmayı gereksiz kılar.

Yenilikçi kullanım konsepti

İşlevsel olmasının yanı sıra yazılım bir kullanıcının tüm ihtiyaçlarına destek olabilmek adına olabildiğince tatminkâr olmalıdır. Eplan da bu noktada oldukça iyi bir iş çıkarmıştır. Kullanım konsepti son derece gelişmiştir ve bütünü ile kolay olması için geliştirilmiştir. İster touchpad, ister fare ya da ister kalem, tüm teknolojiler ve doğal olarak tüm mevcut uç cihazlar -PC’den dokunmatik ekranlara ve mobil cihazlara- kullanılabilir. Mühendisliğin artarak küresel bir hale geldiği şu zamanlarda bu büyük bir esneklik sağlar. Bulut servislerinin 24 saat boyunca ulaşılabilir olmasından ötürü her bir proje katılımcısı dünyanın herhangi bir yerinden veriye erişim sağlayabilir.

İş birliği ortaklarından ilk kullanım örnekleri

Bulut teknolojileri pek çok katılımcının proje üzerinde çalışabilmesi için geliştirilmektedir. Endüstri 4.0 kapsamında, bu proje katılımcıları genellikle sadece bir şirkette çalışanlar yerine geniş bir alana yayılmış kişilerden oluşmaktadır.  Partnerler çözümler üzerinde işbirliği yaparak çalışır, yazılım çözümleri arası bağlantı kurar ve bu sayede kullanıcı faydasını artırırlar. Festo ve Lenze şirketleri uzun yıllardır Eplan partnerleridir. Eplan Data Portal´da çok sayıda bileşen verisi depolamışlardır ve kendileri için bulut teknolojisinin fırsatlarından istifade etmektedirler. Hannover Messe fuarında, iki şirket de Store Share View içerisinde yer alan Rest API ile teknolojik olarak oluşturulmuş ilk kullanım örneklerini sundular. Rest API üçüncü parti tedarikçilere erişim imkânı verir. Böylelikle, sonraki süreçler için Eplan´da tasarlanmış mühendislik verisinden en uygun biçimde yararlanabilirler.

Devamını Oku

Dijital Üretim

Kara yolunda hava trafik kontrolü devri!

Yayın Tarihi:

on

Trafik kazaları sadece ülkemiz için değil, tüm dünya için maalesef büyük bir sorun. Trafik kazaları tüm dünyada her yıl ortalama 1 milyon 250 bin insanın yaşamına mal oluyor. Türkiye’de de özellikle bayramlarda trafik kazaları yüzünden yüzlerce insan hayatını kaybediyor. Peki yapay zekâ tabanlı yeni teknolojiler bu kazaların önüne geçebilir mi?

Eran Shir, yaşanan can kayıplarının önüne geçmek için yeni bir yol bulmuş gibi gözüküyor: Nexar.

Nexar, araçların birbirleri ile akıcı şekilde iletişim kurmalarını, bu sayede çarpışmalarını önleyen yapay zekâ (AI) tabanlı bir sürüş kamerası. Nexar’ın amacı gerçek zamanlı sanal haritalar oluşturarak araçların çukur, buzlu yol ve aniden şeride giren kamyon gibi araçlardan etkilenmemesini sağlamak. Bu yönüyle Nexar’ı, iyi oynanan bir video oyununa benzetmek mümkün. 2014 yılında kurulan Tel Aviv merkezli şirketin amacı, kara yolunda hava trafik kontrolü benzeri bir yapı bloğu olmak.

Son yirmi yılda hem Detroit’te,hem de Silikon Vadisi’nde gelişmiş sürücü yardım sistemleri (ADAS) için altyapılar geliştiriliyor. Geçtiğimiz Mart ayında Intel, 15,3 milyar dolarlık anlaşmayla AV şirketi Mobileye’ı satın aldı. Yonga üreticisinin tahminine göre ADAS endüstrisi 2030 yılına kadar 70 milyar dolar büyüklüğüne ulaşacak.

Bu kadar yatırımın olduğu bir sektörde Nexar’a GE Ventures dâhil birçok yatırımcıdan toplamda 30 milyon dolarlık fon gelmesinin önemli bir sebebi var. Nexar bu teknolojiyi akıllı bir çip veya şık bir cihaza yerleştirmek yerine, herkesin elinde veya cebinde bulunan akıllı telefonlara yerleştirdi.

Artık herkesin bir akıllı telefonu var, hatta bazılarının iki. Sürücüler akıllı telefonlarını ağa ekledikçe Nexar yolları daha akıllı hale getiriyor. Şu ana kadar 160 ülke ve 740 şehirdeki kullanıcıları toplamda 161 milyon kilometre yol kat ettiler. Sadece geçtiğimiz Aralık ayında Nexar kullanıcıları 16 milyon kilometre yol gitti. İş veriye geldiğinde Nexar çok zengin bir şirket.

Nexar’ın çalışma prensibi ise şu şekilde: Akıllı telefonunuza indirip telefon kamerası ya da sürüş kamerasına bağladıktan sonra Nexar, akıllı telefonunuzun tüm sensörlerini uyanık tutuyor. Nexar’ın sahip olduğu yapay zekâ (AI) algoritması, trafik ışıklarını veya aracın yakınındaki diğer nesneleri algılıyor. Aracın konumunu ve yörüngesini belirlemek için ise akıllı telefonun dâhili sensörleri kullanılıyor. Yazılımın algoritmaları en güvenli sürücü yanıtını belirlemek için bu verileri sıkıştırır ve uygulama bulut aracılığıyla yakındaki diğer Nexar kullanıcılarına bu verileri iletir. Bu durum sürücülere köşeyi görme veya 10 blok ötedeki olayları bilmek gibi bir takım özel güçler verir.

Şirketin kurucusu Shir, Nexar’ın otonom araç şirketleri için yolcuları koruma amacıyla iç görüler sağlayacağına inanıyor. Nexar geçen yıl 11 milyon sürüş vakasına ilişkin veri topladı. Bunların arasında yokuşlar, yoldaki bozuklar gibi durumlar da var. Akıllı teknolojilerin bu tarz algoritmalarla birleşmesi, otonom araçların öğrenmesine büyük katkıda bulunacak ve ileride kara yolunda seyahat etmek en az havada seyahat etmek kadar güvenli hale gelecek.

Devamını Oku

Dijital Üretim

eWON® Cosy, 4G ile makineleri internete bağlıyor

Yayın Tarihi:

on

HMS Endüstriyel Ağlar, ödüllü uzaktan erişim ağ geçidi eWon Cosy için 4G LTE´nin (Avrupa, Kuzey Amerika) piyasaya sürüldüğünü duyurdu. Bu sayede kullanıcılar makinelerine uzaktan erişip sorun giderebilir, programlayabilir, izleyebilir ve kontrol edebilirler. 4G hücresel bağlantılı eWON Cosy kullanarak kullanıcılar Ethernetin olmadığı yerlerde makinelerine uzaktan erişebilme imkânı elde ediyorlar.

4G pek çok avantajı beraberinde getiriyor:

Daha güvenli bağlantı

Cosy 4G yönlendirici sadece en yeni LTE (Uzun Dönem Evrim) ağlarına bağlanmakla kalmıyor, aynı zamanda daha düşük hücresel bağlantıya da otomatik geçiş sağlıyor. 4G ağının tutarsız, tıkanık ya da kullanım dışı olduğu durumlarda, bağlantı otomatik olarak 3G’ye (HSPA/WCDMA) geçiş yapıyor. Diğer bir deyişle, ağ şartları ne olursa olsun, bağlantı devamlılığı sağlanmış oluyor.

Daha hızlı bağlantı  

4G bağlantısı, gecikme süresi konusunda da fayda sağlıyor: Mobil Ağ Operatörleri (MNO) tarafından kurulan en yeni ekipmanlarla çok daha iyi bir etkileşim ve uyumluluk elde ediliyor. Dahası, yine MNO tarafından sağlanan mobil kurulumlara bağlı olarak çok daha iyi bir kapsama alanı sunuyor. Cosy 4G iki farklı seçenekte geldiği için, başlıca MNO ile daha geniş bir uyumluluk sağlarken, Avrupa, Ortadoğu ve Afrika ile Kuzey Amerika’yı da kapsıyor.

Talk2N bulut-tabanlı çözüme bağlanıp Endüstriyel Kontrol Sisteme uzaktan erişmek için gereken tek şey veri planına sahip bir SIM kartı.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler