Connect with us

Hareket, Tahrik ve Otomasyon

Temiz ve hassas transfer için kapalı zincirler

Yayın Tarihi:

on

Transfer zincirleri, ürünlerin bir sonraki üretim aşamasına taşınması gereken pek çok farklı endüstriyel uygulamada kullanılmaktadır ki bunların arasında belirli bir temizlik gerektiren veya özellikle hassas ve kırılabilir ürünlerin nazik bir şekilde taşınmasına ihtiyaç duyulan durumlar da bulunmaktadır.

Bu gereksinimleri karşılamak adına iwis, dayanıklı plastik bağlantılarla kapsamlı bir zincir yelpazesi geliştirmiştir. Zincirin işlevsel kısımları tamamen kapalıdır ki bu da beraberinde bir çok avantaj sağlamaktadır: Ürün temiz ve hasarsız kalır, zincir üzerinde toz ya da kir birikmez, ürünler düz bir yüzey üstünde taşınır, ve zincir dişlilerin üstünden geçtiğinde yük kaldırma olmaz.

iwis transfer zincirleri, üretim aşamasında uygulanan ilk yağlayıcının üstün yapışkan özellikleri sayesinde son derece dayanıklıdır. Standart, yüksek sıcaklık ve antistatik uygulamalar için sunulan üç bağlantı versiyonunun tamamı da son derece dayanıklı malzemelerden üretilmektedir. Seçilen bağlantı ve yağlayıcı maddeye bağlı olarak, iwis transfer zincleri -50°C ve 150°C arasında değişen sıcaklıklarda kullanılabilir. Üretim öncesi iwis’e danışılması durumunda, bu zincirler gıdada kullanılabilir kalite (H1) veya silikonsuz (PWIS) yağlama ile bu gereksinimlerini de karşılar hale getirilebilir.

Standart iwis temel zinciri SL’nin yanı sıra, MEGAlife serisinden nikel kaplama veya bakım gerektirmeyen zincirler gibi özel zincir versiyonları da mevcuttur.

Bütün bu olumlu özeliklerin ideal bir şekilde bir araya getirilmesi, iwis transfer zincirlerini hassas ürünlerin, konteynırların veya iş parçası taşıyıcılarının nitelikli bir şekilde idare edilmesi gereken tüm nakil, taşıma ve ölçülü taşıma uygulamaları için uygun hale getirmektedir. Bu uygulamalar arasında örnek olarak gıda işleme, elektronik ve PCB imalat endüstrileri, kâğıt baskı, medikal teknoloji ve ilaç üretimi ve cam, seramik ve kâğıt işleme yer almaktadır.

Transfer zincirlerinin yanı sıra, Münih merkezli zincir uzmanı iwis tahrik ve taşıma uygulamaları için kapsamlı bir ürün yelpazesi sunar. Bunun içinde hassas ve yüksek performanslı makaralı konveyor zincirleri, bakım gerektirmeyen ve korozyona dayanıklı zincirler, akümülasyon zincirleri, özel amaçlı konveyor zincirleri, yaprak zincirler, bakla bant zincirler, modüler bantlar, tarım makineleri için zincir ve aksesuarlarıyla ve otomotiv endüstrisi için zamanlama zinciri bulunmaktadır.

Türkiye'nin alanında en özel yayınlarına sahip MONETA 'nın sektörel dergi ve portallarının dijital platformlarda yönetimi yapmaktayım. MONETA bünyesinde yeni nesil yayıncılık alanında içerik yönetimini geliştirmeye devam ediyorum.

Devamını Oku
Advertisement

Hareket, Tahrik ve Otomasyon

NSK, ProKIT ürün yelpazesinde önemli bir genişlemeyi ilan etti

Yayın Tarihi:

on

Bu yılki Automechanika Frankfurt fuarında yer alan önemli bir açıklamada, NSK Avrupa, bağımsız otomotiv satış sonrası pazarına (IAM) yönelik mevcut ürün yelpazesine önemli bir genişleme yaptığını yayınladı. Şirketin ProKIT serisi tekerlek poyrası rulmanları kapsamı, Avrupa’nın en popüler otomobillerini daha da fazla kapsayacak şekilde genişletildi.

NSK´nın ProKIT tekerlek poyra rulman yelpazesi, Avrupa’nın en popüler binek otomobillerini daha fazla kapsayacak şekilde genişletildi

ProKIT poyra rulmanı kitleri, % 100 orijinal rulman ve yüksek kaliteli bileşenler içeren, tek bir kutu çözümünü temsil etmektedir ve yedek parça değiştirme prosedürlerini daha hızlı, daha güvenilir ve daha emniyetli hale getirmektedir. Kapsamını, Avrupa’daki en yaygın poyra rulman onarım uygulamalarını kapsayacak şekilde genişleten NSK, 100 yılı aşkın bir süredir yüksek kaliteli rulmanların tasarlanması ve üretilmesi konusundaki deneyimini sürekli olarak aktardığı IAM’de büyümeye devam ediyor. Bu düşünce göz önünde bulundurulduğunda, serinin genişlemesi, daha fazla ProKIT çeşidi – daha da fazla araç modeline uyacak şekilde – 2018 yılı içinde piyasaya sürülecektir.

En son ProKIT serisi genişlemesi hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen distribütörler veya tamirhaneler, Avrupa TecDoc veri tabanını ziyaret edebilir. TecDoc’a erişimi olmayanlar için, ilgili bilgileri içeren özel bir ürün bülteni, NSK´nın 

www.nsk-autoaftermarket.gen.tr adresindeki IAM için ayrılmış web sitesinin indirme alanında mevcuttur.

Devamını Oku

Hareket, Tahrik ve Otomasyon

ABB ve Formula E birlikte e-mobilitenin geleceğini yazıyor

Yayın Tarihi:

on

Öncü teknoloji lideri ABB, dünyanın ilk tam elektrikli uluslararası FIA motor sporları serisi “ABB FIA Formula E Şampiyonası”na isim sponsoru olarak destek veriyor.

ABB ve Formula E, sürdürülebilir bir gelecek için e-mobiliteyi destekleyen çığır açıcı bir ortaklık kurdu. 2014 Eylül ayında Pekin’de düzenlenen ilk yarıştan beri Formula E, tam elektrikli uluslararası motor sporları alanında bir numara olmayı sürdürüyor. Bundan sonraki etaplarda, dünyanın öncü teknoloji lideri ABB’nin ismini, inovasyon ve teknoloji liderliğini de sunduğu yarış serisi “ABB FIA Formula E Şampiyonası” adıyla anılacak.

Elektrifikasyon alanında rakipsiz uzmanlığı, elektrikli araç şarj çözümlerindeki liderliği ve elektrikli araçlar için dünyanın en geniş hızlı şarj istasyonu ağına sahip ABB, Formula E için ideal bir endüstri ortağı olarak öne çıkıyor. Formula E, e-mobilite alanında elektrikli ve dijital teknolojileri geliştirmek ve test etmek için rekabetçi bir platform işlevi sunarak, altyapı ve dijital platformlarıyla birlikte elektrikli araçların tasarım ve işlevselliğinin geliştirilmesine yardımcı oluyor.  ABB ve Formula E, güçlerini birleştirerek e-mobilitenin sınırlarını zorlayacak.

ABB CEO’su Ulrich Spiesshofer, “E-mobilitenin geleceğini yazmak için Formula E ile ortaklık kurmaktan son derece heyecanlıyız” diyor ve ekliyor: “Bugün, iki öncü birleşiyor. ABB ve Formula E, en gelişmiş elektrik ve dijital teknolojilerin ön saflarında yer aldığından, doğal bir uyum içerisindedir. Birlikte, bu heyecan verici spor etkinliğini gelecek seviyeye taşıyacak ve yüksek performanslı ekipler geliştireceğiz. Her seferinde heyecanla bir yarış kazanarak, birlikte geleceği yazacağız.”

Formula E’nin kurucusu ve CEO’su Alejandro Agag ise şu açıklamayı yaptı: “Formula E için tarihi bir gün yaşıyoruz. Elektrifikasyon ve dijital teknoloji alanındaki geçmişi ve uzmanlığı ile küresel teknoloji lideri ABB’nin, Formula E’nin isim ortağı olarak aramıza katılmasından onur duyuyorum. Her iki şirket de, imkanların sınırlarını zorlama ile eş anlamlıdır. Birlikte, ortak olarak, ABB FIA Formula E Şampiyonasını takip eden hayranlara ve tüketicilere en son teknolojiyi küresel ölçekte sergileyeceğiz.”

Elektrikli araç altyapısında dünya lideri olan ABB, elektrikli arabalar ile elektrikli ve hibrit otobüsler için eksiksiz şarj çözümlerinin yanı sıra, gemilere ve demiryollarına elektrifikasyon çözümleri de sunmaktadır. ABB, elektrikli araç şarj pazarına 2010 yılında girmiştir ve günümüzde 6.000’in üzerinde şarj cihazı ile hızla büyüyen küresel bir kurulu sisteme sahiptir.

Devamını Oku

Hareket, Tahrik ve Otomasyon

Frenlemede bir sonraki adım

Yayın Tarihi:

on

Fazlasıyla ağır mühendislik uygulamalarında yüklerin kontrol edilmesi, milyonlarca Newton metreyle ölçülen torklar üretebilen fren sistemleri gerektirebilir. Twiflex Üretim Müdürü Tony George, bu dev fren sistemlerinin nasıl tasarlandığını anlattı.

Tüm pazarlarda ve sektörlerde etkinliği artırmak için arayışlar sürerken, daha yüksek üretim oranları, daha büyük yükler ve daha yüksek hızlara yönelik taleplerin de ekipmanlar ve frenler de dahil olmak üzere ilişkili güvenlik sistemlerinin tasarımı üzerinde zincirleme bir etkisi bulunuyor.

Örneğin madenciliği ele alın. İnsanları ve malzemeleri binlerce metreye indiren yük asansörleri 10 milyon Nm veya daha fazla kapasiteli fren sistemleri gerektirebilir. Zambiya’da bir bakır madeninde çift tamburlu bir asansör için yeni bir projede 47,5 tonluk yüklerde park etme/durma ve acil durum duruşu görevleri için bir fren çözümüne ihtiyaç duyuldu. Twiflex, dinamik durdurma sırasında üretilen yüksek termal yüklerle başa çıkmak için artırılmış balata yastık alanı olan mevcut VMS3 SPS biriminden sağlanan kaliperler tedarik etti. Frenler, iki adet 6,8 m çapında disk üzerinde çalışıyor ve toplam 12,2 MNm tork üretiyor.

Madencilik sektöründe başka yerlerde de çok büyük frenlere rastlanır. Bir sonraki süreç için ezilmiş cevherin parçacık boyutunu küçülten öğütme değirmenleri birtakım kritik fonksiyonları gerçekleştirmek için fren sistemlerine ihtiyaç duyar. Bunlar bakım için değirmeni tutmak, elektrik kesintisinde rotasyonu durdurmak ve dengesiz yükleri nötr bir konuma getirmek için kullanılır. En büyük dişlisiz değirmen tasarımları, çapı 12 metreyi aşabilen bir tambur etrafında yer alan bir fren diski profiline sahip. Bu gibi uygulamalarda tipik tedarik kapsamı, 50 MNm’yi aşan torklar üreten, en büyük VMS DP kaliperlerinden altı veya sekizini içerebilir.

 Tasarım hususları

Büyük uygulamalarda en yaygın fren sistemleri, bir güç kesintisi veya hidrolik basınç kaybı durumunda yükü tutma kapasitesine sahip olan yay uygulamalı, hidrolik olarak serbest kalan tasarımlardır. Her bir kaliper tarafından üretilen, disk üzerinde etki gösteren teğetsel kuvvet olan frenleme kuvveti, sıkma gücünü oluşturan yay grubunun ve disk ile bir sürtünme yaratan balata materyallerin bir fonksiyondur. Toplam fren torku, kaliper başına uygulanan frenleme kuvveti, kullanılan kaliper sayısı ve disk çapı ile belirlenir.

Sonuç olarak, herhangi bir uygulamanın belirli tork gereksinimleri genellikle birkaç yolla sağlanabilir. Twiflex gibi üreticilerin uygulama mühendislik ekiplerinin kilit rolü, optimum ticari çözümler sunmak için müşterileriyle çalışmalarıdır. Bu, kurulum ortamının şartları (mekân kısıtlamaları ve çalışma koşulları dahil olmak üzere) ile kurulum ve hizmete alma, işletme ve bakım dahil olmak üzere teçhizatın tüm yaşam döngüsü dikkate alınırken, uygulamanın teknik ihtiyaçlarını karşılayan bir çözüm olacaktır.

Frenlerin yüksek çevrimli görevler gördüğü durumlarda, frenin sık uygulanması ve geri çekilmesi sıkma kuvveti oluşturan yayların beklenen ortalama ömrünü etkileyebilir. Bu uygulamalarda, olası fren operasyonları düşünülerek, bu yayların yorulma ömrünün hesaplanması ve kullanılan yay modülünün fiziksel boyutu ile yüksek yorulma ömrü için ihtiyacın dengelenmesi gerekir.

Benzer şekilde, aşırı çalışma sıcaklıkları frende kullanılan malzemelerin seçimini etkileyecektir. Twiflex frenleri, tipik olarak -20 santigrat derece sıcaklığa kadar dinamik frenleme için uygun olan duktil demir olarak dökülür. Uygulamanın gerektirdiği hallerde, düşük sıcaklıklı malzeme dereceleri, bazı frenlerin -40 °C dereceye kadar düşük çalışma sıcaklıklarında kullanıma uygun şekilde üretilmesine imkân verir.

Modüler yaklaşımın faydaları

Bazı özel uygulama gereksinimleri yeni bir kaliper tasarımı gerektirebilirken, çoğu fren sistemi, standart, modüler bileşenlerin kombinasyonuna dayanır. Bu modüler yaklaşım son kullanıcılar için tasarım sürecinin basitleştirilmesi, satın alma maliyetlerinin kontrol altına alınması ve onlarca yıla ulaşabilecek bir çalışma ömrü boyunca parça bulunurluğu ve servis desteği sağlanması gibi sayısız avantaj sunar.

Standart el aletleri kullanarak ve kaliperler sökülmeden, balataların değişimi dahil tüm Twiflex modüler frenlerin kurulumu, hizmete alınması ve bakımı yapılabilir. Kaliperin kendi ağırlığı genellikle sökülmesini imkânsız kılar; örneğin VMS-DP’nin fren başına ağırlığı yaklaşık 1900 kilogramdır. Diğer yandan modüler bir yapı, parçalar ve alt montajlar üzerinde kolayca çalışılırken, tüm kurulumun sökülmesinin nadiren gerekli olması anlamına gelir.

Modüler fren serisinde en yeni tasarım bir süre önce piyasaya sürülen VSD tipi kaliperdir. Bu ünite birkaç on yıldır dünya çapında ağır uygulamalara hizmet eden kanıtlanmış Twiflex “VS” kaliperinin yerini alıyor. VSD, daha küçük VKSD freninin tasarım dilini takip ediyor ve VKSD ile daha büyük VMS ünitesi arasındaki fren kuvveti aralığındaki boşluğu dolduruyor.

Bugün, ayrık kaliper/iki-modüllü tasarıma dayalı olarak VSD, 25 mm üzerindeki tüm disk kalınlıklarına doğal olarak uyum sağlayabilir. VS’nin aksine, bu ünite aynı zamanda tek bir yay modülü ve tahsisli bir fren üzerine monte edildiğinde fren diskinin herhangi bir eksen sapmasına rağmen hareket edebilen bir “reaktif yarım” olan hareketli bir fren olarak da mevcuttur.

VSD aynı zamanda Twiflex tarafından geliştirilmiş “parked-off” özelliğine sahiptir. Eşsiz bir bakım özelliği olan parked-off durumu fren balata yastıkları tamamen geri çekiliyken ve aynı zamanda yaylar serbest uzunluğundayken hidrolik basıncın düşürülebilmesi anlamına gelir. Bu, kaliperde potansiyel bir enerji kalmaksızın frenin çekilmesi, ayarlanması ve bakımına imkân veren tamamen güvenli bir durumdur.

Uzman tedarik ortaklıkları

70 yılı aşkın endüstriyel fren teknolojisi deneyimiyle Twiflex en büyük ve en karmaşık projelerde müşterilerini destekleyecek uzmanlık ve yeteneğe sahiptir. Şirketin uygulama mühendisleri, konseptten ayrıntılı tasarım ve performans hesaplamalarına kadar eksiksiz fren çözümleri geliştirmektedir. Rakipsiz ürün yelpazesi ve birinci sınıf üretim özellikleri, en yüksek kalite standartlarında çözümlere olanak verir. Ayrıca Altra Industrial Motion Corp bünyesinde yer alan Twiflex dünyanın her yerinde kurulum, hizmete sokma ve bakım yönetimine küresel damgasını vurmuştur.

Büyük sanayi varlıklarına yönelik talepler artmaya devam ediyor. Örneğin, madenler daha da derinleşiyor ve işleme ekipmanlarının daha yüksek hacimlerle ve daha hızlı üretim hızlarında çalışacak şekilde üretilmesi gerekiyor. Bu uygulamaların gerektirdiği daha yüksek frenleme kuvvetlerini sağlamak önemli mühendislik zorluklar yaratacaktır. Ekipman tasarımcıları, engin bilgiye ve en zor frenleme uygulamalarına yönelik uzun yıllara dayalı deneyime sahip bir üretici ile çalışarak bu kuvvetleri sürekli ve güvenilir şekilde ve uygun maliyetle sunan çözümlere kavuşabilirler.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler