Sektör Haberleri
Tesla Model 3, NCAP’den 5 yıldız aldı
Tesla Model 3, güvenlik rekorları kırmayı sürdürüyor. Araç, Avrupa Yeni Araç Değerlendirme Programı tarafından 5 yıldızla ödüllendirildi. Aracın aktif güvenlik özelliklerinin, kazaları önleme, yaralanmaları azaltma ve sürücülerin direksiyon hakimiyetini kaybetmelerinin önüne geçme becerileriyle birlikte değerlendirildiği “Güvenlik Desteği” kategorisinde, Model 3, Avrupa NCAP tarafından 2018/2019 test protokollerine kadar verilen en yüksek notu elde etti.
Tesla yetkilileri, güvenliğe çok önem verdiklerini ve Model 3’ü de şu ana dek yapılan en güvenli araç olacak şekilde tasarladıklarını belirtiyor. Model 3, ABD’de NHTSA’dan (Ulusal Karayolları Trafik Güvenliği Yönetimi) bütün kategorilerde, şimdiye kadar ABD Yeni Araç Değerlendirme Programı tarafından derecelendirilen tüm araçlar içinde en az yaralanma ihtimali skorunu almış durumdaydı.
Avrupa Yeni Araç Değerlendirme Programı 4 kategori, aracın, yetişkinler, çocuklar, bisikletçiler ve yayalar gibi kazaya açık yol kullanıcılarını, güvenli destek özelliğiyle birlikte değerlendiriyor. Euro NCAP sonuçları, Ekim 2016’dan bu yana yapılan tüm Model S, Model X ve Model 3 araçlarına kablosuz yazılım güncellemesiyle aktarılan Otomatik Acil Fren (AEB) sisteminin etkilerini gösteriyor. Çarpışma testinde Model 3, yetişkinleri korumada %96 skor alırken, çocukların güvenliğinde %86, kazaya açık yol kullanıcılarının güvenliğinde ise %74 skor aldı. (Son test, insan başına benzeyen, yarım bowling topu şekilli bir nesneye ateş edip, aracın çarpma enerjisini ne şekilde sönümlendirdiğinin ölçümüne dayanıyor.)
ABD ve Avrupa’daki güvenlik uzmanları, Tesla’nın, elektrik gücünün avantajını kullandığını ifade ediyorlar. Büyük bir motorun yokluğu, MUSK mühendislerinin aracın önünü etkili bir güvenlik sağlama bölgesi olacak şekilde kullanmalarına imkân tanıyor.
Tesla ile Space-X’in CEO’su ve OpenAI kurucusu Elon Musk, yüksek güvenlik derecelerini şu şekilde açıklıyor:
“Yüksek derece almamızın nedeni; TESLA otopilotunun aktif direksiyon ve fren güvenliği özelliklerinin; tüm araçlar için zahmetsiz ve maliyetsiz şekilde açılmış olmasıdır.”
Tesla Mühendisleri; aracın NCAP tarafından değerlendirilen tüm güvenlik unsurlarını; 2016 yılından bu yana ürettikleri tüm araçlardaki sensörlerden toplanan verilerle geliştirdi. Bu da gerçek sürücülerin; gerçek; dinamik senaryolardaki davranışlarına ilişkin milyarlarca vakanın verisinin toplanması anlamına geliyor. Bu veriler; etrafımızdaki araçların ortamına ve kazaların meydana geldiği farklı şekillere ilişkin daha doğru bir kavrayışı beraberinde getiriyor. Bu şekilde de; kaza olasılıklarıyla ilgili daha doğru tahminler yapıp; hasarı azaltmak ya da kazayı tamamen önlemek için otomatikleştirilmiş teknolojiler uygulanabiliyor.
Model 3 şu anda ekonomik bakımdan en kolay ulaşılabilen araç değil ancak Tesla, yılın ilk çeyreğinde 95.200 aracın teslimatını gerçekleştirdi. Bu da 90.700 araç teslimatı rekoru kırılan 2018 yılı ilk çeyreğine göre %5,11 oranında artış anlamına geliyor.
Dijital Üretim
PTC Schneider Electric’e geçiyor: CAD ve PLM, fabrika otomasyonuyla aynı çatıda
Schneider Electric, Creo ve Windchill’in sahibi PTC’yi 23,7 milyar dolara satın alıyor. Interact Analysis, anlaşmanın makine üreticilerine etkisini değerlendirdi.
Creo CAD ve Windchill PLM yazılımlarının sahibi PTC, borç dahil 23,7 milyar dolarlık bir anlaşmayla Schneider Electric bünyesine geçiyor. Pazar araştırma şirketi Interact Analysis, satın almanın makine ve ekipman üreticilerinin ürün tasarımı ile fabrika otomasyonunu tek bir yazılım ekosisteminde birleştirme eğilimini hızlandırabileceğini değerlendiriyor.
Schneider Electric’in 5 Ekim’de duyurduğu tamamı nakit teklif, hisse başına 205 dolar ve PTC’nin son kapanış fiyatına göre yüzde 42,3 prim içeriyor. Interact Analysis Kıdemli Analisti Matthieu Kulezak’a göre PTC, Schneider’e fabrika operasyonları ve enerji yönetiminin ötesine geçerek üreticilerin ürünlerini tasarlarken aldığı kararlara uzanan bir kısa yol sağlıyor.
Tasarımdan servise PTC portföyü
PTC’nin gücü, üreticilerin karmaşık ürünleri tasarlamasına ve ürün verisini yaşam döngüsü boyunca yönetmesine dayanıyor. Portföyün merkezinde Creo CAD ve Windchill PLM yer alıyor; Onshape, Codebeamer ve ServiceMax da şirketin çözümleri arasında. PTC tasarım yazılımında Autodesk ile, mühendislik ve ürün yaşam döngüsü yönetiminde ise Dassault Systèmes ve Siemens ile rekabet ediyor.
Şirket, Mart 2026’da ThingWorx ve Kepware’i TPG’ye satarak odağını ürün mühendisliği ve yaşam döngüsü yönetimine daralttı. Schneider ise Telvent, Invensys, AVEVA, RIB, ETAP ve OSIsoft satın almalarıyla oluşturduğu endüstriyel yazılım portföyünü, açıklanan Cognite ve PTC satın almalarıyla endüstriyel yapay zekâ ve ürün mühendisliğine genişletiyor.

Makine üreticileri için öne çıkan başlıklar
Interact Analysis’in sıraladığı açık sorulardan üçü doğrudan ekipman üreticilerini ilgilendiriyor:
- Satış sonrası hizmetler: ServiceMax, ürün konfigürasyonu, servis geçmişi ve operasyon verilerini birleştirerek bakım sözleşmeleri, yedek parça ve ekipman yükseltmeleri satışına destek olabilir. Analize göre bu alan, daha karmaşık dijital ikiz vizyonundan önce somut getiri sağlayabilir.
- Ürün içindeki yazılım: Codebeamer; gereksinim, test ve izlenebilirlik yetenekleriyle yazılım geliştirmeyi donanım mühendisliğiyle, güvenlik açısından kritik uygulamalar dahil, eşgüdümlemeye yardımcı oluyor. Volkswagen’in Codebeamer kullanımı bu fırsata örnek gösteriliyor.
- Yeni nesil mühendislik ekipleri: Bulut tabanlı Onshape CAD, tarayıcı üzerinden iş birliği ve yerleşik veri yönetimiyle robotik ve makine imalatı alanındaki yeni şirketlere giriş noktası olabilir. Interact Analysis’e göre uzun vadeli fırsat, bu müşterilerin mühendislik ihtiyaçları büyüdükçe otomasyon ekipmanı seçimine de eşlik etmek.
Otomasyon tedarikçileri arasında yeni ayrışma
Analize göre anlaşma, Rockwell Automation ve Yokogawa gibi ABD ve Japon otomasyon tedarikçileri üzerindeki rekabet baskısını artırıyor. Emerson, AspenTech satın alımıyla proses endüstrilerinde güçlü bir yazılım konumuna sahip olsa da CAD ve PLM’de aynı genişlikte değil. Interact Analysis, ortaya çıkan ayrımın mühendislikten operasyona uzanan geniş portföylere sahip tedarikçilerle yazılımı belirli endüstriyel alanlarda yoğunlaşanlar arasında olduğunu belirtiyor.
Siemens ise ileri simülasyon ve çoklu fizik analizindeki üstünlüğüyle belirgin önceliğini koruyor. Siemens Digital Industries 2025 mali yılında yaklaşık 17,8 milyar avro gelir elde ederken, Schneider Endüstriyel Otomasyon ile PTC’nin toplam geliri yaklaşık 9 milyar avro; her iki rakam da donanım ve hizmetleri kapsıyor. PTC’nin bünyesindeki Ansys araçları, Schneider’e Siemens’teki kadar geniş bir özgün simülasyon yazılımı sağlamıyor.
Kaynaklar
- Interact Analysis, “Schneider Electric’s PTC deal: A new challenger to Siemens”, 5 Ekim 2026 (interact-analysis.prezly.com)
- Basın iletişimi: Golden Brain
Görseller: PTC, Interact Analysis
Küresel Pazarlar
Makine ihracatı 8 ayda 18,8 milyar dolar: ABD’ye ihracat yüzde 29,4 arttı
Türk makine ihracatı ocak-ağustosta 18,8 milyar dolar oldu; ABD’ye ihracat yüzde 29,4 arttı. MAİB, Makine Sanayi Strateji Başkanlığı kurulmasını önerdi.
Türk makine imalatçılarının ihracatı ocak-ağustos döneminde serbest bölgeler dahil 18,8 milyar dolara ulaştı. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre miktar bazında %6,8 gerileme yaşanırken birim fiyatlardaki artış sayesinde değer bazında %1 büyüme sağlandı; ABD’ye ihracat %29,4 arttı.
Pazarlarda tablo
- Almanya: %7,8 artışla 2,2 milyar doları aşarak en büyük pazar oldu.
- ABD: %29,4 artışla 1,6 milyar dolar ile ikinci sırada.
- Mısır, Hollanda, Ukrayna, Kazakistan: çift haneli büyüme.
- Irak ve Rusya: %30’un üzerinde daralma.
Maliyet baskısı ve Çin rekabeti
MAİB Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, Orta Doğu’daki çatışmaların petrol fiyatlarını 100 doların üzerine taşımasının üretim üzerindeki maliyet baskısını kalıcı bir yüke dönüştürdüğünü, ana pazar Almanya’da otomotiv gibi geleneksel sanayi kollarının üretiminin daraldığını belirtti. Yılmaz, Çin’in ihracatını %25 artırarak küresel rekabeti asimetrik bir boyuta taşıdığına dikkat çekti.
Yılmaz, savunma sanayiinde başarıyla uygulanan uzun vadeli sipariş ve talep oluşturma modelinin raylı sistemler, enerji ekipmanları ve sağlık teknolojileri gibi stratejik makine kollarını kapsayacak şekilde genişletilmesinin sektörde önemli bir kapasite sıçraması yaratacağını söyledi. İhracat teşviklerinde ise net kâr yerine faaliyet kârı ile net katma değerin, ithalat bağımlılığı ve net döviz getirisinin esas alınmasını önerdi.
Makine Sanayi Strateji Başkanlığı önerisi
Yılmaz, “Makine sektörü, imalat sanayiinin tamamı üzerinde eşsiz bir kaldıraç etkisine sahip temel bir üretim disiplinidir. Kamu kurumlarımızın mevcut birikimini Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın vizyonunda, tek bir merkezde birleştirecek bir ‘Makine Sanayi Strateji Başkanlığı’ oluşturulmasını gereklilik olarak görüyoruz” dedi.

Kaynaklar
Makine İhracatçıları Birliği basın bülteni, 22 Eylül 2026.
Görsel: Makine İhracatçıları Birliği / basın bülteni
Endüstriyel Ekipmanlar
Jeneratör üreticileri büyük güç sınıfına odaklanıyor: Küresel pazar ikinci çeyrekte 7,1 milyar dolara çıktı
Küresel dizel jeneratör pazarı 2026’nın ikinci çeyreğinde yüzde 21 büyüyerek 7,1 milyar dolara ulaştı; büyümeyi 750 kVA üzeri ürünler sürükledi. JENDER, Türk üreticilerinin yüksek güç sınıfında kapasite, Ar-Ge ve yerlileşme yatırımlarını büyütmesi gerektiğini vurguluyor.
Veri merkezleri ve kritik altyapı yatırımlarının hızlandırdığı talep, jeneratör üreticilerinin ürün gamını büyük güç sınıfına kaydırıyor. Jeneratör Sanayicileri ve Güç Sistemleri Derneği’nin (JENDER) PowerGen Statistics ve TÜİK verilerine dayanan değerlendirmesine göre küresel dizel jeneratör pazarı 2026’nın ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 21 büyüyerek 7,1 milyar dolarla çeyreklik rekor kırdı. Türk üreticiler ise aynı dönemde yüksek güçlü setlerde ihracatını belirgin biçimde artırdı.
Büyüme 2.000 kVA üzerinde yoğunlaşıyor
PowerGen Statistics verilerine göre pazar, 2025’in aynı çeyreğindeki 5,87 milyar dolardan 7,09 milyar dolara yükseldi. Artışın ağırlığı büyük güç sınıfında: 2.001 kVA üzerindeki setlerde satışlar yüzde 49, 751–2.000 kVA aralığında yüzde 21 arttı. Ticari ve endüstriyel gaz jeneratörleri pazarı da yüzde 35 büyüyerek 2 milyar dolara ulaştı.
Bölgesel tabloda en hızlı büyüme Doğu Avrupa (yüzde 47), Güneydoğu Asya ve Okyanusya (yüzde 46) ile Kuzey Amerika’da (yüzde 44) görüldü. Orta Doğu pazarı ise yüzde 30 daraldı.
JENDER Yönetim Kurulu Başkanı Burak Başeğmezler, yapay zekâ ile büyüyen veri merkezlerinin yanı sıra hastane, sanayi tesisi ve kritik altyapıların kesintisiz enerji ihtiyacının talebi belirlediğini, büyümenin neredeyse tamamının büyük güç sınıfından gelmesinin de bunu gösterdiğini belirtiyor.
Türk üreticilerin ihracatında yüksek güçlü setler öne çıkıyor
TÜİK verilerine göre Türkiye’nin jeneratör ihracatı Ocak–Temmuz 2026 döneminde yüzde 8,6 artışla 313,6 milyon dolara, dizel jeneratör ihracatı ise yüzde 26,7 artışla 278,5 milyon dolara çıktı. Ürün sınıflarına bakıldığında 750–2.000 kVA setlerde ihracat yüzde 35 artarak 74 milyon dolarla rekor seviyeye, 100–375 kVA sınıfında ise yüzde 45 artışla 68,3 milyon dolara ulaştı.
İthalatın yüzde 5 gerilediği dönemde sektörün dış ticaret fazlası 179,5 milyon dolarla son beş yılın en yüksek düzeyine yükseldi; ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 234 oldu. Temmuz ayında gerçekleşen 52,1 milyon dolarlık ihracat da son beş yılın en güçlü temmuz sonucu olarak kayda geçti.
JENDER’e göre üyeler sektörün yaklaşık yüzde 85’ini temsil ediyor ve Türk üreticiler son beş yılda 180’e yakın ülkeye ürün gönderdi. Başeğmezler, Orta Doğu pazarı daralırken Suudi Arabistan’a ihracatın yaklaşık yüzde 50 artırılmasını sektörün rekabet gücünün göstergesi olarak değerlendiriyor.
Yakın tedarik ve kapasite yatırımı gündemde
Dernek, 2027 hedefini Türkiye’yi Avrupa’nın en büyük jeneratör üretim üssü hâline getirmek olarak açıkladı. Başeğmezler, Avrupa’da veri merkezi, savunma ve kritik altyapı yatırımlarının arttığını, tedarik zincirlerinin güvenilir ve yakın coğrafyalara kaydırılmasının zorunlu hâle geldiğini ifade ediyor. Bu hedef için üreticilerin yüksek güç sınıfında kapasite yatırımlarını, Ar-Ge’yi, yerlileşmeyi ve nitelikli insan kaynağını birlikte büyütmesi gerektiğinin altını çiziyor.
JENDER’in TÜİK verileri üzerinden yaptığı projeksiyona göre son dört yılın ortalama mevsimsel eğilimi sürerse sektörün 2026 ihracatı yaklaşık 577 milyon dolara ulaşacak. Bu tutar 2025’e göre yaklaşık yüzde 14 artış anlamına geliyor ve 2022’deki 561,4 milyon dolarlık rekorun aşılacağına işaret ediyor.
Uluslararası iş birlikleri ve mesleki eğitim
16 Mayıs 2024’te kurulan ve AKSA, EMSA, TEKSAN, İŞBİR gibi üreticileri bir araya getiren JENDER, EUROPGEN yönetim kurulunda yer alıyor, ABD’li EGSA ile kardeş dernek ilişkisi yürütüyor. Dernek, Eylül 2026’da EGSA, EUROPGEN ve Birleşik Krallık’taki AMPS ile uluslararası bir iş birliği mutabakatına vardı. Sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacı için Millî Eğitim Bakanlığı ile mesleki eğitim protokolü de bulunuyor.
Kaynaklar
- JENDER – Jeneratör Sanayicileri ve Güç Sistemleri Derneği basın bülteni, 30 Eylül 2026
- PowerGen Statistics, “Q2 2026 – Global Diesel Generator Market”, 29 Eylül 2026 (değişimler 2025 ikinci çeyreğine göre; JENDER bülteni aracılığıyla)
- TÜİK Dış Ticaret İstatistikleri, GTİP 8502.11, 8502.12, 8502.13, 8502.20, 8502.39, Ocak–Temmuz 2026; yıl sonu projeksiyonu JENDER Genel Sekreterliği hesaplaması
Görsel: JENDER
-
Endüstriyel Ekipmanlar9 yıl önceNSK, yenileme pazarı toptancıları için güçlü bir ortak olacak
-
Endüstriyel Ekipmanlar9 yıl önceBüyük rulmanları değiştirmek için yetenek ve hassasiyet gerekir
-
Endüstriyel Ekipmanlar9 yıl önceNSK minyatür lineer kılavuzlar, toplama ve yerleştirme makinelerine daha yüksek seviyede dinamik sunuyor
-
Etkinlikler9 yıl önceEkmek fırınındaki başarıya
-
Endüstriyel Ekipmanlar9 yıl önceSahte rulmanların olumsuz etkileri
-
Dijital Üretim9 yıl önceAnybus® Wireless Bridge™ II endüstriyel kablosuz çözümler için yeni olanaklara kapı açıyor
-
Endüstri 4.09 yıl önceDahili malzeme akışında otomatik sürüş sistemleri
-
Dijital Üretim9 yıl önceEndüstri 4.0 yolunda belirsizlikler

