Connect with us

Endüstri 4.0

Cisco, dönüşüm sistemleri yönetimi platformu ile UCS ve HyperFlex stratejisini tanıttı

Yayın Tarihi:

-

Cisco bugün Cisco Unified Computing System™ (Cisco UCS®) ve Cisco HyperFlex™ Systems sistemlerinde kullanılacak bir yönetim ve otomasyon platformu olan Cisco Intersight™’ı tanıttı. Cisco Intersight, sistem yönetimini bir hizmet olarak sunarak veri merkezi operasyonlarını sadeleştiriyor. Cisco Intersight; makine öğrenimi, analiz ve otomasyon aşamaları ile eksiksiz bir sistem yaşam döngüsü yönetimi sunuyor.  

Günümüzde BT şirketlerinin büyük kısmının çoklu bulut stratejisine geçiş yapmasıyla, müşteriler veri merkezlerinin, özel ve genel bulutlarının kullanımında ölçeklenebilir ve tutarlı bir yönetim ortamına ihtiyaç duymaya başladılar. Kullanıcıların bir diğer ihtiyaçları ise sanal olmayan sunucu ortamları ile birleşmiş ve hiper birleşmiş altyapılarda tutarlı bir yönetim ve politika uygulamaları. Cisco Intersight tüm bu ihtiyaçlar için kapsamlı birleşim ve yönetim becerilerine sahip.

Taşıyıcılar ve mikroservisler üzerinden aktarılan dağıtık ve çok ortamlı uygulama modelleri sayesinde, uygulama mimarileri de bir dönüşümden geçiyor. Diğer yandan uygulama geliştirme ve sürekli özelliklerle güncelleme hızı, DevOps sayesinde giderek artırıyor. Cisco Intersight’ın ise bu zorluklara karşı sunduğu çözümler sayesinde BT çalışanları operasyonları optimize ederken, aynı zamanda daha sezgisel bir kullanıcı deneyiminin de keyfini çıkarıyorlar.

Cisco, bu uçurumları aşmak amacıyla yıllardır yazılım inovasyonu alanında Ar-Ge yatırımları yapıyor. Plansız veri merkezi kesintilerinde her dakikanın binlerce dolara mal olduğu ve çoğu kez insan hatasından kaynaklanan güvenlik ihlallerinin şirketleri büyük zararlara karşı karşıya bıraktığı bir sektörde, akıllı otomasyon alanındaki ilerlemeler, BT liderlerinin memnuniyetle karşıladıkları bir gelişme. Kullanıcılar halihazırda Intersight platformunun ön izlemesini kullanarak, binlerce UCS ve HyperFlex sistemini test ve geribildirim amacıyla birbirine bağlamış bulunuyorlar. 

İlk andan itibaren sezgisel olan yeni, daha sade ve akıllı bir ürün olarak tasarlanan Intersight, zamanla öğrenmeye ve evrim geçirmeye devam ediyor:

  • Yaygın Sadelik: Cisco Intersight, kullanıcı tarafından kişileştirilebilen, dinamik bir kullanıcı arayüzüne sahip. Bulut tabanlı olan bu hizmette, yeni işlevler kullanıcıyı sürüm yükseltmeleriyle uğraştırmadan, portal güncellemeleri aracılığıyla yükleniyor ve yeni yönetim sistemlerini doğrudan bağlayabilen kullanıcılar için ölçeklenebilir, kesintisiz bir deneyime dönüşüyor. Platform, günlük BT operasyonlarını daha kolay hale getirmek amacıyla, sürekli öğrenmek üzere tasarlandı. Cisco Technical Assistance Center (TAC) ile güçlü analiz entegrasyonu sayesinde, tavsiye motorları üzerinden sağlanan sürekli besleme ile devamlı iyileştiriliyor.
  • Uzmanlık: Cisco Technical Assistance Center (TAC) ile güçlü entegrasyon, Cisco’dan tavsiyeler ve UCS Community, öneri ve iyi uygulamaları paylaşıyor.
  • Sürekli Optimizasyon: Intersight platformunun eyleme geçirilebilir bilgiler sunma kabiliyeti, bulut tabanlı makine öğreniminin katkısıyla zamanla artacak. UCS, kullanıcı topluluğunun kolektif deneyiminin yanı sıra Cisco uzmanlarının ve paydaşlarının iyi uygulamalarından öğrenebilme becerisine sahip. Böylece tavsiye motoru aracılığıyla daha iyi öngörü analizi ve kaynak kullanımı imkanı yaratılıyor.
  • Çevik Uygulama: BT, iş taleplerine ve sık yapılan değişikliklere hızla yanıt verirken, aynı zamanda güvenli ve güvenilir iş hizmetlerini uygulamak için tasarlanan politikalara bağlı kalmayı sürdürebilir. Cisco Intersight‘ın API tabanlı oluşu ve tamamıyla programlanabilir olan Cisco UCS ve HyperFlex sistemleri sayesinde, geliştirme ve operasyon araçları sürekli entegrasyon ve uygulamaya izin verecek şekilde destekleniyor.
  • Kesintisiz Koruma: Cisco InfoSec’in yüksek güvenlik standartlarıyla uyumlu olan Cisco Intersight hizmeti, Cisco Intersight SaaS platformu ile yönetilen uç noktalar arasında kurduğu güvenli iletişim sayesinde uygulamaların güvenle kurulmasını ve güncellenmesini sağlıyor.

2017 yılının dördüncü çeyreğinde piyasaya sunulacak olan Cisco Intersight, mevcut UCS ve HyperFlex yönetim araçları ile entegre edilebilecek ve bir arada kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Böylece kullanıcılar, Cisco Intersight’ı aynı kolaylıkla, diledikleri gibi kullanabilecek. Cisco Intersight yakın zamanda yerinde kuruluma uygun hale getirilecek. Cisco Intersight ürününün genişletilebilir mimarisinde, OData standardı tabanlı RESTful API’ler ve üçüncü parti yazılım ve donanım ile daha kolay entegrasyon sağlayan bir bağlayıcı sistemi mevcut.  

  • Cisco Intersight Base Edition, ücretsiz olarak kullanılabilecek. Bu sürümde; genel sağlık taraması ve envanteri, kişiselleştirilebilen bir gösterge paneli, hızlı küme kurulumu sağlayan HyperFlex Installer ve UCS Manager, IMC ve HyperFlex Connect yazılımlarını bağlama ve uygun olarak başlatma özelliği yer alıyor.
  • Cisco Intersight Essentials Edition ise Base sürümündekilere ek olarak, hizmet profilleri içeren politika tabanlı bir konfigürasyon, programlı güncellemelere sahip  yerleşik yazılım yönetimi, Donanım Uyumluluk Listesi (HCL) uyum testleri ve yükseltme önerileri gibi pek çok ilave özelliğe sahip.

60.000’den Fazla UCS, HyperFlex ve Birleşmiş Altyapı Kullanıcısı, Yeni Nesil Sistem Yönetimi ile Tanışıyor

Cisco geçtiğimiz günlerde, yüksek performanslı UCS M5 serisini ve Cisco Intersight’a uyumlu bağlayıcı destekli UCS Yöneticisinin yer aldığı beşinci nesil UCS sunucularını tanıttı. UCS M5 sistemleri artık yeni Cisco HyperFlex Edge ile beraber sunulan HyperFlex M5 nodları ile Cisco’nun hiper birleşmiş altyapı çözümünde de yerini alıyor. Bulut tabanlı küme kurulumu ise Cisco Intersight Base Edition sayesinde gerçekleştiriliyor. Cisco, en geniş birleşmiş altyapı çözümleri portföyü ile  endüstriye liderlik ediyor; Cisco Intersight ise iş ortaklarıyla daha derin entegrasyonlar ve daha da sade operasyonlar gerçekleştirme fırsatları yaratıyor.

Kullanıcılar BT modernizasyon çalışmalarında Cisco UCS, HyperFlex ve Intersight’tan faydalanırken, Cisco, danışmanlıktan optimizasyona, maliyet verimliliğini iyileştirmeye ve riski azaltmaya yönelik, teknik ve öğrenme amaçlı hizmetlere dek uzanan kapsamlı bir veri merkezi yaşam döngüsü sunuyor. Cisco’nun hizmet portföyüne ilham veren küresel uzmanlık, kanıtlanmış süreçler ve inovatif metodolojiler, kullanıcıların operasyonları hızlandırma ve sadeleştirmelerine yardımcı oluyor.

Devamını Oku
Advertisement

Araştırma ve Teknoloji

Doğrudan tahrikli tekerlek ünitesi alışıldık AGV’lerden çok daha az gürültü çıkarır

Yayın Tarihi:

-

Yazar:

NSK’nın doğrudan tahrikli tekerlekli ünitesi sayesinde artık sessiz ortamlar için mobil robotları kullanabiliriz.

NSK, otonom veya yardımcı robotlarına hareketlilik katma arayışındaki OEM’lere (Orijinal Ekipman Üreticisi) yönelik olarak yenilikçi ve doğrudan tahrikli tekerlek ünitesi geliştirdi. Özellikle hastane, otel, ofis ve kütüphane gibi sessiz ortamlarda kullanılmak üzere tasarlanan yeni tekerlekli robotlar 100 kg’a kadar olan yükleri kimseyi rahatsız etmeden başarıyla taşıyıp hareket ettiriyor.

AI (yapay zekâ) ve ML (makine öğrenimi) gibi dijital eğilimler günlük uygulamalarda umut vaat etmeye başlayınca mobil robotları ve insansı robot donanımını geliştirme çalışmaları da hız kazandı.

Fabrikalarda ve depolarda kullanılmakta olan alışıldık AGV (otomatik yönlendirmeli araç) türü sistemlerde görülen en büyük sorun gürültülü çalışmaları. NSK’nın doğrudan tahrikli tekerlek ünitesi ise çok daha sessiz olup halka açık alanlarda ve imalat harici ortamlarda daha kolay kullanılır. Hizmet sektöründeki işletmelerde ve kamu tesislerinde sessiz çalışarak iletişime engel olmayan ve görevi başındaki insanları rahatsız etmeyen robotlara ihtiyaç var.

NSK´nın tekerlekli ünitesinin sessizlik özelliği, aynı firmaya ait Megatork Motor’un temelindeki teknolojiyi kullanarak tipik dişli kutuların çalışırken çıkardığı gürültüyü ortadan kaldıran dişsiz yapıya (doğrudan tahrikli motor) atfedilebilir. Megatork Motor’un bir tekerlek olarak kullanılması yeni bir gelişmeydi. NSK bu sistemin parçalarından yararlanarak en uygun teknik özellikleri makul bir maliyetle elde etmenin yollarını bulmak zorundaydı.

Tekerlek ünitesi hem gürültü çıkarmayacak hem de insanların yanında emniyetli çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Aynı zamanda, servis robotları, elektrikli el arabaları ve diğer yardımcı robot (cobot) uygulamaları için ideal niteliktedir. Önemli tasarım özelliklerinden biri de bir sorun olduğunda manuel it/çek işlemleriyle kolayca geri dönmeyi sağlayan ´geri gidebilme´ işlevi.

Yeni geliştirilmiş özel tahrik yardımıyla iki tekerlek ünitesi de basit sinyaller yardımıyla eş zamanlı olarak kontrol edilebiliyor. Tahrikte; tekerleğin dönüşünü, ivmelenmesini, yan yatmayı ve diğer yararlı parametreleri ölçen sensörler bulunur. Sensörlerden gelen sinyaller, otonom robot uygulamalarında kullanılmak üzere yerleşik bir bilgisayara gönderilebilir.

Kaliteli, teknik açıdan yetkin ve işlevsel olarak sağlam bir çözüm sunmak amacıyla yoğun bir geliştirme sürecinden geçildi. NSK’nın uzman ekibine yeni robotik pazarının ihtiyacını karşılayabilecek bir sistem kurma görevi verildi. Ekip mekatronik, kumanda ve yazılım dahil geniş bir yelpazede yer alan mevcut teknolojilerden yararlanarak bu görevi yerine getirdi. Bu işin önemli bir kısmı hastane ve kütüphane gibi yerlerde çalışan insanların fikirlerini alarak bu tür ortamlar için en uygun çözümü sunacak robot türünü bulabilmekti. Sonuçta, NSK robot biliminde sınırları genişletme arzusu güderken, robotları gündelik yaşama katmayı da hedeflemiştir.

Devamını Oku

Endüstri 4.0

ABB Elektrifikasyon 2020 yılı boyunca ücretsiz diji-tal çözümler sunacak

Yayın Tarihi:

-

Yazar:

Sağlık merkezleri, kamu hizmetleri, endüstriyel ve ticari yapılara destek olunması adına, teknoloji liderinin sunduğu yazılım çözümlerine 2020 yılı boyunca ücretsiz olarak erişilebilecek.

Korona Virüs pandemisinin etkilerinin dünya çapında neredeyse tüm sektörlerde ve ekonomilerde hissedilmesiyle birlikte, ABB Elektrifikasyon, bu zorlu dönemde müşterilerine destek olabilmek için çeşitli önlemler alacaklarını duyurdu.

27 Mart tarihinden itibaren başlayacak ve takvim yılının sonuna dek sürecek şekilde, ABB Elektrifikasyon, hastaneler için olan iUPSGuard yazılımının tüm yeni abonelikleri ile tüm yeni veya yenilenen ABB Ability™ Software-as-a-Service (SaaS) abonelikleri için ödenmesi gereken ücreti 12 aylığına askıya alacak.

ABB Elektrifikasyon, kritik sağlık uygulamalarındaki Kesintisiz Güç Kaynakları (UPS) için uzaktan izleme ve tanılamadan başlayarak güç şebekeleri, ticari ve endüstriyel tesisler için enerji ve bina yönetimi çözümlerine varıncaya dek kritik altyapı ihtiyaçlarını karşılayan araçlar sunuyor.

ABB Elektrifikasyon Birim Başkanı Tarak Mehta, durumu şu şekilde açıklıyor: “Müşterilerimizin böylesi bir zamanda yüz yüze geldiği zorlukların farkındayız. Bu yüzden operasyonel açıdan daha istikrarlı olup tasarruf sağlayabilmeleri adına onlara yardım etmeye devam edeceğiz.”

“Birçok farklı sektörün yaptıkları işlerin önemi göz ardı edilemez ve biz de 12 ay boyunca tüm ücretlerden feragat ederek mümkün olduğunca fazla tesisin çözümlerimizle fayda elde etmelerini istedik.”

An itibariyle, güvenilir enerji dağıtımı özellikle hastaneler ve sağlık uygulamaları bakımından kritik konumda.

  • ABB’nin iUPSGuard çözümü sayesinde hastaneler ve tıbbi tesisler, gerekli enerjinin güvenilirliğini sağlamak için ABB’ye veya herhangi bir üçüncü markaya ait UPS’lerin uzaktan izleme ve tanılama imkanlarından faydalanabilir.

ABB, aynı zamanda ABB Ability MarketplaceTM web sitesi üzerinden erişilebilen, işletmelerin verimliliğini ve güvenliğini uzaktan arttırmak amacıyla tasarlanmış olan bazı çözümleri de ücretsiz olarak erişime sunuyor. Bu çözümler, bu tür tesislerin mevcut iş güçleri en aza inmiş durumdayken kritik faaliyetleri sürdürmelerine destek oluyor.

ABB Ability MarketplaceTM üzerinden erişilebilen enerji ve varlık yönetimi çözümleri ve ABB’nin ücretsiz olarak sunduğu yazılımlar aşağıdaki gibidir:

  • ABB AbilityTM Electrical Distribution Control System (EDCS), tesislerin işletme maliyetlerinde yüzde 30’a kadar tasarruf sağlamasına yardımcı olabilecek bir dijital enerji yönetim platformu
  • ABB AbilityTM Backup Management for electrical systems– DataCare, koruma ve kontrol röleleri ile ilgili teknik bilgilerin rahat bir şekilde paylaşılmasını sağlayan bir platform. Bu, bir tesisin planlanan test / bakıma denk gelecek şekilde yenileme çalışmalarını planlamasını sağlayarak operasyonel verimliliği en üst düzeye çıkarır.

Bunlara ek olarak ABB, uzaktan yönetim imkanı sayesinde güvenliği artıran üç yeni ticari bina otomasyon çözümü (myBuildingsPortal üzerinden erişilebilir) için de ücretleri askıya alıyor:

  • Building Care Service ve DALI Manager. Building Care Service, müşterilere binaları hakkında eksiksiz bir genel bakış ve denetim imkanı sunan IoT Dashboard Sunucusu için tam erişim verilmesi anlamına gelir. DALI Manager ise IoT Dashboard Sunucusu üzerinden DALI acil aydınlatma sistemlerinin tam denetimini sağlar.
  • SmartIP VideoControl portföyü için Video Akışı ve Depolama; Bina operatörlerinin ABB kapalı devre güvenlik kameralarından gelen video akışlarını uzaktan izleyebilmesini sağlar. Ayrıca video akışı online olarak depolanabilir ve daha sonra tekrar izlenebilir.
  • SmartIP AccessControl portföyü için Uzaktan Kilit Açma; Bina operatörlerinin elektronik kapı kilitlerini uzaktan açmalarını sağlayarak, acil durumlarda erişime ihtiyaç duyulması halinde anahtarın fiziksel olarak teslim edilmesi ihtiyacını ortadan kaldırır.

Ücretsiz yazılım çözümlerinden yararlanmak isteyen müşteriler yerel ABB Elektrifikasyon satış temsilcisiyle iletişime geçmelidir.

Devamını Oku

Endüstri 4.0

IoT çözümleri verimlilik kayıplarının önüne geçiyor

Yayın Tarihi:

-

Endüstriyel IoT teknolojisi 2030 yılına kadar dünya ekonomisine 14.2 trilyon dolar katkıda bulunacak. Skysens Kurucu Ortağı Burak Polat, endüstriyel alanlardaki en önemli sorunun verimlilik kayıpları olduğu ve IoT çözümleri ile bunun önüne geçilebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

Dünyada endüstriyel IoT kullanılması ile elde edilmesi beklenen verim artışının ortalama olarak yüzde 30’a ulaşması bekleniyor. Bu da maliyete dönüştürüldüğünde 2030 yılına kadar dünya ekonomisine 14.2 trilyon dolar katkı sağlayacak. Skysens Kurucu Ortağı Burak Polat, endüstriyel alanlardaki en önemli sorunun verimlilik kayıpları olduğu ve IoT çözümleri ile bunun önüne geçilebileceği değerlendirmesinde bulunuyor.

“Türkiye’deki seviye Endüstri 2.0 ile 3.0 arasında”

Kablosuz endüstriyel IoT alanında esnek, uygun maliyetli ve kullanımı kolay çözümleriyle fark yaratan Skysens’in Kurucu Ortağı Burak Polat, IoT çözümlerinin Türkiye’de ve dünyada kullanımına ilişkin yaptığı açıklamada “Dünyada endüstrinin gelişmiş olduğu Almanya, Danimarka, Rusya gibi ülkelerle kıyaslandığında Türkiye’deki dijitalleşme seviyesi ortalamanın altında kalıyor. TÜBİTAK’ın 2016 yılında 1000 özel sektör kuruluşuyla yaptığı çalışma, ülkemizdeki endüstriyel alanlardaki seviyenin Endüstri 2.0 ile 3.0 arasında olduğunu gösteriyor. Otomotiv, gıda, kâğıt, ilaç gibi üretim süreçleri çok hızlı olan fabrikalarda otomasyon bazlı sistemlerin kullanımları nispeten daha yaygın fakat pazarın geri kalanına bakıldığında dijitalleşme oranı oldukça düşük” diyor.

“El emeğinin yoğun olduğu tekstilde otomasyon kullanım oranları düşük”

Tekstil gibi el emeğinin çok yoğun olduğu fabrikaların dijitallik seviyelerinin -otomasyon sistemlerinin kullanım oranları- ise düşük olduğunu ifade eden Polat; “Bu tarz sektörlerde standart otomasyon sistemlerinin kurulması oldukça zor ve maliyetli oluyor; dolayısıyla verimliliği ve üretimi hem kalite hem de adet olarak ölçümlemek ve iyileştirme amaçlı aksiyon almak mümkün değil. Verimlilik tüm endüstrilerden bağımsız olarak; kaynak yönetimini; maliyetleri, kayıpları, üretim kalitesini etkileyen oldukça önemli bir konu. Küçük ya da büyük tüm endüstriyel alanların verimliliği ölçümlemeye ihtiyacı var. Şirketler bu ölçümlemeyle elde edeceği detaylı analiz ve raporlamalar sayesinde geleceğe yönelik yatırım kararını mantıklı şekilde verebilir. IoT çözümlerinin yaygınlaşmasıyla verimlilik takibi yapmak eskisinden daha kolay hale geliyor.

Kablosuz sistemler, alternatif teknolojiler ve entegre yazılımların gelişmesi ile fabrikalarda daha ulaşılabilir, daha pratik sistemler kullanılabiliyor.

Skysens olarak biz de sunduğumuz çözümlerle müşterilerimize verimliliklerini artırabilecekleri ve anlık olarak üretim alanlarını takip edebilecekleri düşük maliyetli çözümler sunuyoruz. Şu ana kadar tamamladığımız projelerde verimlilik artışlarının yüzde 20 ile yüzde 40 arasında değiştiği sonuçlarına ulaştık” diye belirtiyor. 

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com