Connect with us

Sektör Haberleri

Dr. Ulrich Nass, NSK Europe’un yeni CEO´su oldu

Yayın Tarihi:

-

NSK Ltd. Şirketi Yönetim Kurulu, Dr. Ulrich Nass’ın NSK Europe Ltd. Şirketi’ne CEO olarak atandığını duyurdu. Ataması 1 Ekim 2019 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. Dr. Nass, aynı tarihte NSK Ltd. Şirketi Başkan Yardımcılığı görevine de atandı. Şubat 2019’da Operasyon Direktörlüğü görevini üstlendiğinden beri NSK Europe Şirketinin geleceğe yönelik dönüşümüne liderlik etti. Görevi devraldığı Masatada Fumoto “Tüm Yönetim Kurulu adına” Dr.Nass hakkında şu sözleri söyledi; “Dr. Nass’ı yeni görevi nedeniyle tebrik eder, NSK Europe Şirketi´nin geleceğe yönelik dönüşümünde üstlenmiş olduğu bu yeni kilit pozisyonunda ve üstleneceği görevlerinde kendisine şans ve başarı dilerim.”

Masatada Fumoto, 1984 yılında NSK’ya katılmış olup Nisan 2018 tarihinde NSK Europe’un CEO´luğuna atanmıştı. Bundan böyle NSK Ltd. Şirketi Başkan Yardımcısı ve Otomotiv Direksiyon & Aktüatör Genel Departmanı Başkanı olarak görevini sürdürecek.

NSK, temel hareketlilik ve sanayii uygulamalarını destekleyen Hareket & Kontrol çözümlerini araştıran, tasarlayan ve üreten global bir kurumdur. Şirket şu anda Japonya’nın en büyük, dünyanın ise pazar payı açısından üçüncü büyük rulman tedarikçisidir.

Araştırma ve Teknoloji

Elektrikli otomobil üretimine Türkiye imzası

Yayın Tarihi:

-

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) Bilişim Vadisi’nde gerçekleştirdiği ‘Yeniliğe Yolculuk’ buluşmasında, kuruluşundan bugüne geçen 18 ayda aldığı mesafeyi ve Türkiye’de teknolojik dönüşüme nasıl öncülük edeceğini paylaştı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile perakende, otomotiv, telekomünikasyon ve tüketici elektroniği gibi farklı alanlarda deneyimleri olan Anadolu Grubu, BMC, Kök Grubu, Turkcell, Zorlu Grubu’nun sinerjisi ve daha önce Türkiye’de benzeri olmayan bir iş birliği modeliyle kurulan TOGG, otomotivin mobilite ekosistemine dönüştüğünün habercisi ilk ön gösterim araçlarını ülkemiz ve dünya sahnesine çıkardı.

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) 2022 yılında üretimine başlayacağı, geliştirme süreci devam eden C-SUV modelinin ön gösterim versiyonunu tanıttı. Gebze’deki Bilişim Vadisi’nde gerçekleşen Yeniliğe Yolculuk Buluşmasında C-SUV modeliyle birlikte bir de C- Sedan konsepti gösterildi.

Resmi kuruluşu 28 Haziran 2018’de gerçekleşen ve kuruluşundan 18 ay sonra tasarım ve mühendislik çalışmalarının geldiği noktayı gösteren ilk ön gösterim aracını ve Sedan konseptini gün ışığına çıkaran TOGG, Türk Otomotiv endüstrisinin kalbi olan Bursa’nın Gemlik ilçesinde kurulacak fabrikasının temelini 2020 yılında atacak. 2030 yılına kadar ise fikri ve sınai mülkiyet hakları tamamen kendisine ait bir ortak e-platform üzerinde 5 farklı model üretecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Üyeleri, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ve TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu hissedarları, İş dünyası temsilcileri ile TOGG çalışanları ve yakınlarının katıldığı 2 bin kişilik bir davetli topluğuyla gerçekleşen buluşmanın sonunda sahneye çıkan Türkiye’nin ilk otomobilleri büyük bir coşku ve beğeniyle karşılandı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2023 hedefleri içinde stratejik öneme sahip projelerden biri olarak değerlendirilen Türkiye’nin Otomobili, hedeflenen teknolojik dönüşümün de öncülerinden olacak.

Projenin hemen başında 2 ayrı özgün patenti kayda geçirerek iddiasının altını çizen TOGG, birçok ‘ilk’ ve ‘en’leri ile de Türkiye’de mobilite ekosisteminin akıllı cihazlar etrafında gelişimi harekete geçirecek. Üretime başlayacağı 2022 yıllı itibariyle de Avrupa’nın klasik olmayan doğuştan elektrikli ilk SUV üreticisi olarak endüstride yerini alacak.

Yarım asırlık hayale bir adım daha yaklaştık

TOBB Başkanı ve TOGG Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, törende yaptığı konuşmada Türkiye’nin yarım asırlık hayaline bir adım daha yaklaştıklarını söyledi. Hisarcıklıoğlu sözlerine şöyle devam etti: “2017’de TOBB Genel Kurulu’nda sayın Cumhurbaşkanımız bize bir çağrı yapmış ve bu işi bizim üstlenmemizi istemişti. Biz de yola çıktık ve babayiğitlerimizi bir araya getirdik. Rabbimize şükürler olsun, verdiğimiz sözün arkasındayız. Otomotiv sektörü kabuk değiştiriyor. Ve bizim için yeni bir fırsat penceresi açılıyor. 1960’larda bu fırsatı kaçırmıştık. Devrim arabasına sahip çıkamamış ve Türkiye’nin otomobili yapamamıştık. Bugüne kadar çok denedik, çok konuştuk ama başaramadık. Ama bu sefer Allah’ın izniyle başaracağız.”

Bir otomobilden fazlasını yapıyoruz

“Niye Türkiye’nin otomobili diyoruz biliyor musunuz?” diyen Hisarcıklıoğlu, “Çünkü sadece üretilmeyecek, markası da bizim olacak, patenti de bizim olacak, tasarımı da bizim olacak. Lisans almayacağız, lisans satacağız. Montaj yapmayacağız, montaj yaptıracağız. Başkasının patenti için çalışmayacağız, kendi patentlerimiz için yabancı mühendisleri çalıştıracağız. Allah’ın izni, milletimizin inancı, sonra Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu işi başaracağız. 2022’de de inşallah ilk aracımızı hep birlikte banttan indireceğiz. İşte bu yüzden, Türkiye’nin Otomobili, sadece yerli marka araba yapmak değildir. Türkiye’nin Otomobili bir otomobilden daha fazlasıdır. Türkiye’nin Otomobili meydan okumadır. Türkiye’nin Otomobili teknolojik dönüşümdür, küresel markadır, 20 bin ilave istihdamdır, 7,5 milyar dolar daha az cari açıktır. Gayri safi milli hasılaya 50 milyar dolar katkıdır.”

Dönüşüm daha yeni başladı

Yeniliğe Yolculuk buluşmasında otomotivin mobilite ekosistemine dönüşümünü anlatan TOGG CEO’su M. Gürcan Karakaş da, dünyada oyunun kurallarının değiştiğine vurgu yaparak ‘Türkiye’nin Otomobili’ projesine doğru zamanda ve doğru yerde start verildiğini söyledi. Teknoloji alanında, sosyal alanlarda ve düzenleyici kurumların kararlarında etkisi yoğun

biçimde hissedilen mega trendlerin otomobili ev ve işten sonra yeni bir yaşam alanına dönüştürdüğünü ifade eden Karakaş, “Bu dönüşümle otomotivdeki kâr havuzları el değiştiriyor. Sektörde büyüme talep bazlı mobilite, veri bazlı iş modelleri, otonom ve paylaşım çözümleri gibi daha kârlı yeni işlerden gelecek” diye konuştu. Karakaş, “Dünyada elektrikli ve bağlantılı otomobil yarışında herkes yolun başında. Bu yarışta çevik, yaratıcı, iş birliğine açık ve kullanıcı odaklı organizasyonlar başarılı olacak. Biz de doğru zamanda doğru yerdeyiz” diye sözlerine devam etti.

Üretecekleri ilk aracın bir SUV olduğunu belirten Karakaş, bunun nedenini ise şöyle anlattı:

Dünyada ve Türkiye’de son 5 yılda en hızlı büyüyen ve gelecek 5 yılda en hızlı büyüyecek segment SUV. Bunun yanında Türk tüketicilerinin sahip olmayı en fazla istediği ancak yerli alternatifin yok denecek kadar az olduğu bu segmentin beğenilen bir marka oluşturmak için en uygun başlangıç olduğunu biliyoruz.”

Fikri ve sınai mülkiyet hakları yüzde 100 Türkiye’nin

Türkiye’nin Otomobili’nin fikri ve sınai mülkiyet haklarının yüzde 100 Türkiye’ye ait olduğunu belirten M. Gürcan Karakaş, “Profesyonel bir bütünlükle, Türkiye’nin küresel markasını ortaya çıkarmak için var gücümüzle ve dünyanın en iyileriyle çalışıyoruz. Daha yola çıkarken 15 yıllık yol haritamızı adım adım planladık. Ortalama iş tecrübeleri 10 yılın üzerinde, işinin ehli, işine adanmış, küresel tecrübesi olan, ağırlıklı mühendislerden kurulu bir ekip oluşturduk. Her geçen gün büyüyen ekibimiz 114 kişiye ulaştı. Çevik, hızlı kararlar alabilen bir organizasyon oluşturduk ve kullanıcı odaklı bir yaklaşım benimseyerek, her faaliyetimizde pazar ve kullanıcı beklentilerine kulak veriyoruz. Ülkemizin tüm tecrübe ve yetkinliklerini önemsiyoruz. Varsa ülkemizdeki, ülkemizde henüz yoksa dünyadaki en iyi iş ortaklarını bulup onlarla kendi mühendislerimizin yönetiminde iş birliği yaptık, yapmaya devam ediyoruz. En önemlisi, dünyanın önemli oyuncularını inceleyerek ve kıyaslayarak belirlediğimiz “olmazsa olmaz başarı kriterlerinden” taviz vermeden yol alıyoruz. Yeni bir otomobil markasını inşa ederken aynı zamanda küresel bir marka ortaya çıkarıp dünya ile rekabete giriyoruz. Geniş ürün gamıyla, tasarımsal cazibesi, teknolojik yetenekleri, endüstriyel gücü ve kültürümüzden ilham alan detayları ile Türkiye’nin Otomobili’ne kavuşacağız” dedi.

Teknolojik dönüşümü gerçekleştirmek için ülkelerde uygulama platformlarına ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Karakaş “Otomobilin akıllı bir cihaza dönüşmesi sürecinde ortaya çıkacak yeni teknoloji ve yeni iş fikirlerinin uygulanabilmesi, kullanıcılara ulaştırılabilmesi için bir platform haline geleceğiz. Teknolojinin zirvesinde gezinen, mühendisliği ile meydan okuyan, Türkiye’nin üretim gücü ve yetkinlikleriyle ortaya çıkan ‘Türkiye’nin Otomobili’ etrafında oluşacak mobilite ekosistemimiz birçok yeni iş modellerini ve girişimleri tetikleyecek. Bunun dünyada da ses getireceğine inanıyoruz” diye konuştu.

Cep telefonundaki dönüşüm otomobilde de yaşanıyor

Türkiye’nin Otomobili’nin, beraberinde bir mobilite ekosisteminin oluşmasına da olanak sağlayacağını söyleyen M. Gürcan Karakaş, “Müşteri beklentileri değişiyor, cep telefonlarının akıllı telefonlara dönüşümünde yaşananlar otomobil dünyasında yineleniyor. Otomobil akıllı bir cihaza, yeni bir yaşam alanına dönüşüyor. Bu trendi gözeterek geliştirdiğimiz otomobilimiz

bir teknoloji platformu olarak birçok sektörde yeni girişimlerin uygulama alanı olacak ve dünyaya açılmalarının önünü açacak” diye konuştu.

Karakaş, “Klasik otomotiv endüstrisi, yerini daha güvenli, verimli, zaman kazandıran ve ulaşım bütünlüğü sağlayan mobilite ekosistemine bırakıyor. Klasik dünyanın büyük otomotiv şirketleri dönüşmekte zorlanırken daha çevik, yaratıcı, iş birliğine açık, kullanıcı odaklı TOGG’un da içinde yer aldığı yeni girişimlerin otomotiv endüstrisinin kâr havuzundan alacağı pay her geçen gün daha fazla artıyor. TOGG Türkiye’de tedarik sanayiinin de dönüşerek geleceğin mobilite dünyasında varlığını sürdürmesine öncülük ederek katkıda bulunuyor” dedi.

Konuşmasında küresel bir marka oluşturma hedeflerini de ifade eden TOGG CEO’su Karakaş, tıpkı üründe olduğu gibi marka çalışmalarına da pazar araştırmasıyla başladıklarını, hedef kitleyi belirleyip müşterilerin beklentilerini bilinçaltı boyutunda anlamak için ileri araştırmalar yaptıklarını anlattı. “Marka özümüzü bu doğrultuda tanımladık” diyen Karakaş, “Şu anda

marka adını belirleme ve test etme aşamasındayız, önümüzdeki yılın ortasına kadar da tamamlayacağız. Özgün, güçlü, özgüvenli, dönüşen, dönüştüren, samimi ve yenilikçi bir öze sahip olması gereken marka ismini belirlerken çekici, kültürel ve global dile uygun ve tescil edilebilir olması önemlidir” şeklinde konuştu.

“TOGG tasarım ekibinin yanında deneyimli tasarımcı Murat Günak da vardı”

TOGG’un ‘Yeniliğe Yolculuk’ buluşması sunumunun sonunda, ilk kez gün ışığına çıkan Türkiye’nin Otomobili’nin tasarım sürecini de anlatan Gürcan Karakaş, tasarım hedeflerini ve aracın teknik tanımını pazar araştırmalardan çıkan sonuçlara dayanarak 6 kişilik TOGG ekibiyle gerçekleştirdiklerini belirterek “Hem başlangıçta yerli ve yabancı 18 olan tasarım evi sayısının 3’e indirilmesinde, hem nihai tasarım temasının oluşumunda hem de bu temayı 3 boyutlu hale getiren Pininfarina’nın seçimi sürecinde dünyaca ünlü tasarımcımız Murat Günak’tan destek aldık. Kültürümüzden ilham alarak geliştirdiğimiz ve sahibi olduğumuz özgün tasarımımızı eylül ayında uluslararası boyutta tescil ettirdik” dedi.

  1. Gürcan Karakaş sözlerinin sonunda, #Yeniliğeyolculuk’un aynı zamanda #YeniLige yolculuk olduğunu ve TOGG’un küresel mobilite dünyasının yeni liginde Türkiye’yi gururla temsil edecek ilk şirket olacağını vurguladı. Sözlerini “Yeniliğe yolculuğumuza eşlik ettiğiniz için teşekkür ederiz, yeni lige hoş geldiniz” diye tamamladı.
Devamını Oku

Sektör Haberleri

Emniyet ve otomasyon teknolojisi uzmanı PILZ 2020 yılını coşkuyla karşıladı

Yayın Tarihi:

-

Emniyet Otomasyon sektöründe ürün, eğitim ve danışmanlık alanlarında faaliyet gösteren Alman firması PILZ’ in Türkiye ve Global Sistem Partneri Halıcı Elektronik ekipleri geçtiğimiz akşam Üsküdar’da düzenlenen yeni yıl yemeğinde bir araya geldi. Başta PILZ Türkiye Genel Müdürü Yavuz ÇOPUR ve Halıcı Elektronik Genel Müdürü Hüseyin HALICI olmak üzere her iki kurumun tüm yöneticileri, çalışanları ve ailelerinin katıldığı yemekte 2020 yılı coşkuyla karşılandı.

PILZ Türkiye Genel Müdürü Yavuz ÇOPUR tüm çalışanlarına teşekkürlerini sunduğu konuşmasının ardından Müşteri İlişkileri Müdiresi Burcu GÜNDÜZ SOPTAR ve Proje Geliştirme Müdürü Can CANSAĞLAR’ ı üstün özverileri sebebiyle ödüllendirdi. Gecenin bir başka gurur dolu anı ise, Türk sektör profesyonellerine sadece PILZ tarafından sunulan CMSE (Certified Machinery Safety Expert) eğitimini başarıyla tamamlayan PILZ mühendislerine sertifikaları takdim edilirken yaşandı.

2019’un tüm yorgunluğunun unutulduğu gece, 2020 yılının tüm dünyaya barış, huzur ve sağlık getirmesi dilekleri ile sonlandırıldı.

Devamını Oku

Sektör Haberleri

Tesla Model 3, NCAP’den 5 yıldız aldı

Yayın Tarihi:

-

Tesla Model 3, güvenlik rekorları kırmayı sürdürüyor. Araç, Avrupa Yeni Araç Değerlendirme Programı tarafından 5 yıldızla ödüllendirildi. Aracın aktif güvenlik özelliklerinin, kazaları önleme, yaralanmaları azaltma ve sürücülerin direksiyon hakimiyetini kaybetmelerinin önüne geçme becerileriyle birlikte değerlendirildiği “Güvenlik Desteği” kategorisinde, Model 3, Avrupa NCAP tarafından 2018/2019 test protokollerine kadar verilen en yüksek notu elde etti.

Tesla yetkilileri, güvenliğe çok önem verdiklerini ve Model 3’ü de şu ana dek yapılan en güvenli araç olacak şekilde tasarladıklarını belirtiyor. Model 3, ABD’de NHTSA’dan (Ulusal Karayolları Trafik Güvenliği Yönetimi) bütün kategorilerde, şimdiye kadar ABD Yeni Araç Değerlendirme Programı tarafından derecelendirilen tüm araçlar içinde en az yaralanma ihtimali skorunu almış durumdaydı. 

Avrupa Yeni Araç Değerlendirme Programı 4 kategori, aracın, yetişkinler, çocuklar, bisikletçiler ve yayalar gibi kazaya açık yol kullanıcılarını, güvenli destek özelliğiyle birlikte değerlendiriyor. Euro NCAP sonuçları, Ekim 2016’dan bu yana yapılan tüm Model S, Model X ve Model 3 araçlarına kablosuz yazılım güncellemesiyle aktarılan Otomatik Acil Fren (AEB) sisteminin etkilerini gösteriyor. Çarpışma testinde Model 3, yetişkinleri korumada %96 skor alırken, çocukların güvenliğinde %86, kazaya açık yol kullanıcılarının güvenliğinde ise %74 skor aldı. (Son test, insan başına benzeyen, yarım bowling topu şekilli bir nesneye ateş edip, aracın çarpma enerjisini ne şekilde sönümlendirdiğinin ölçümüne dayanıyor.)

ABD ve Avrupa’daki güvenlik uzmanları, Tesla’nın, elektrik gücünün avantajını kullandığını ifade ediyorlar. Büyük bir motorun yokluğu, MUSK mühendislerinin aracın önünü etkili bir güvenlik sağlama bölgesi olacak şekilde kullanmalarına imkân tanıyor.

Tesla ile Space-X’in CEO’su ve OpenAI kurucusu Elon Musk, yüksek güvenlik derecelerini şu şekilde açıklıyor:

“Yüksek derece almamızın nedeni; TESLA otopilotunun aktif direksiyon ve fren güvenliği özelliklerinin; tüm araçlar için zahmetsiz ve maliyetsiz şekilde açılmış olmasıdır.”

Tesla Mühendisleri; aracın NCAP tarafından değerlendirilen tüm güvenlik unsurlarını; 2016 yılından bu yana ürettikleri tüm araçlardaki sensörlerden toplanan verilerle geliştirdi. Bu da gerçek sürücülerin; gerçek; dinamik senaryolardaki davranışlarına ilişkin milyarlarca vakanın verisinin toplanması anlamına geliyor. Bu veriler; etrafımızdaki araçların ortamına ve kazaların meydana geldiği farklı şekillere ilişkin daha doğru bir kavrayışı beraberinde getiriyor. Bu şekilde de; kaza olasılıklarıyla ilgili daha doğru tahminler yapıp; hasarı azaltmak ya da kazayı tamamen önlemek için otomatikleştirilmiş teknolojiler uygulanabiliyor.

Model 3 şu anda ekonomik bakımdan en kolay ulaşılabilen araç değil ancak Tesla, yılın ilk çeyreğinde 95.200 aracın teslimatını gerçekleştirdi. Bu da 90.700 araç teslimatı rekoru kırılan 2018 yılı ilk çeyreğine göre %5,11 oranında artış anlamına geliyor.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com