Connect with us

Endüstriyel Otomasyon

Optimas geleceğin taksisini geliştirmesi için LEVC’ye yardım ediyor

Yayın Tarihi:

-

Üretici için maliyeti en aza indirirken, çığır açan bir araç meydana getirmek için uygun bağlantı elemanları ve civataları belirlemek iyi bir denge kurmaktır. [Kaynak: LEVC]

Bir otomotiv ikonunun yeniden icadında, üreticilerin konsepti modern teknoloji ile uyumlu hale getirirken orijinal modelin yapısal ilkesini korumaları gerekir. Bu başarılması güç bir denge, ancak LEVC (London EV Company) ve gelişmiş elektrikli taksisi TX tarafından başarılmış görünüyor.

Modern araçlardan beklenen performans ve verimlilik düzeylerini yakalamak için TX, önceki modellere kıyasla tam bir yeniden tasarımı temsil ediyor. Bu yeni yaklaşımı mümkün kılmak için LEVC, bir otomotiv tedarik zinciri ve bağlantı elemanı uzmanı olan Optimas Solutions’ın katılımını talep etti.

LEVC

Yeni TX’nin prototip aşaması boyunca, Optimas, sıkışık sürelerde, rekabetçi bir maliyet noktasında uygulama hedeflerini gerçekleştirmemize yardımcı olan dinamik bir bağlantı elemanı ortağı oldu. [Kaynak: LEVC]

Yeni TX, farkedilir estetiğini tamamen modern çözümlerle birleştiriyor. Büyük bir pil ve elektrik motoru saf 112 km’nin üstünde bir elektrikli araç menzili sağlarken,  batarya için taşınabilir bir jeneratör olan benzinli menzil genişletici, aracın toplam menzilini 606 km’ye kadar çıkarıyor. Elektrikli Taksi, Londra ve Avrupa şehirlerindeki son derece katı emisyon seviyesi kısıtlamalarına riayet edecek.

Yolcu rahatlığı için, yeni TX, altı koltuklu bir konfigürasyon ve öne bakan tekerlekli sandalye konumu ile birlikte iç mekanı iyileştirmek için panoramik cam tavan sunuyor. Araca monte WIFI yanı sıra dizüstü bilgisayar ve USB şarj portları standart olarak mevcut. Erişim kolaylığı, araç kapılarından yararlanılarak elde ediliyor. Ayrıca, yeni TX, son derece güvenli bir araç sunarken, ağırlıktan tasarruf etmek ve menzili artırmak için tamamen alüminyum bir gövdeye sahip.

Ancak, Optimas’ın Avrupa Mühendislik Direktörü Ian Carvell’in belirttiği gibi bir ikonun temelden yeniden tasarlanması, en küçük parçadan en büyüğüne tutarlı bir planlama gerektiriyor: “Üretici için maliyeti en aza indirirken, çığır açan bir araç meydana getirmek için uygun bağlantı elemanları ve civataları belirlemek iyi bir denge kurmaktır. Bu nedenle Optimas’ta ilk tasarım aşamasından itibaren kendimizi yeni TX projesine dahil ettik, böylece ilk hazırlık yapımlarından itibaren parça seçeneklerini rasyonel hale getirebilecektik. Bu yöntemle, yeni bir araç platformuyla ilgili mühendislik zorluklarının üstesinden gelmek için LEVC ile ortaklaşa çalışabildik.”

Optimas, belirli bir aracın üretiminde, tedarik ettiği parçaları tavsiye, tespit ve standardize etmek için üreticilerle birlikte çalışmada uzmanlaşmıştır. Çoğu durumda öncelikli hedef, bir araç uygulaması için halıhazırda mevcut olan veya Optimas portföyünden kolayca adapte edilebilecek çözümler sunarak parçaların teknik özellikleri açısından etkili bir yaklaşım geliştirmektir. Bu, bir aracın araştırma ve geliştirme aşamasında çok büyük önemi olan, parça teslimat sürelerini azaltmaya yarar.

Optimas İngiltere’de Mühendislik Müdürü ve projenin kilit bir ismi olan Daniel Pereira şöyle açıklıyor: “Başarmaya çalıştığımız şey, sıkışık teslimat tarihlerinde teslim edilebilen uygun alternatif parçalar sunarak tedarik zincirini basitleştirmektir. Örneğin, bu projede ilk zorluklardan biri, teyit prototiplerinin kış testleri ve deneme sezonu için hazır olmasını sağlamaktı. Bu dönemi kaçırmak projeyi bir yıl erteleyecekti ve bu da LEVC ve yatırımcılar için kabul edilemez bir durumdur. Bu nedenle, LEVC’nin test programına uymasını sağlamak için güvenilir ve kolayca bulunabilir parçalar veya stok sorunu olmayan tasarlanmış alternatifler kullandık.”

Parça gereksinimlerine hızlı yanıt verilmesi, LEVC’nin son teknoloji üretim tesisinde ilk günden itibaren hazır bulunan Optimas temsilcileri ile mümkün oldu. Optimas projenin başlangıcından itibaren LEVC ile işbirliği yaparak bir dizi karmaşık uygulama için eksiksiz tasarım çözümleri sunabildi. Projenin talepleri ile ilgili bilgi sahibi olması, Optimas’ın belirli zorluklarla başa çıkabilmek için uzmanlığını kullanabileceği anlamına geliyordu ki bu Optimas’ın kendisiyle gurur duyduğu bir yönüdür. Ayrıca, Optimas’ın hızlı geri dönüşü, yatırımcılara güven vererek ve LEVC’ye ilerideki proje taleplerinin üstesinden gelmek için daha fazla zaman vererek,  yeni TX için araştırma ve geliştirme programının sürdürülebileceği anlamına geliyordu.

Ian şu açıklamada bulunuyor: “Üç farklı tasarım danışmanlığında (Ricardo, Envisage ve Emerald) haftalık ‘Bağlantı Elemanı Klinikleri’ gerçekleştirdik, böylece araştırma ve geliştirme süreci boyunca LEVC’in değişen gereksinimlerine ayak uydurabildik. Bu düzenli temasla, uygulama zorluklarının birçoğunun resmi olarak sürülmüş parçaları olmaması gerçeğine rağmen, çeşitli yeni TX prototip aşamalarında parçaları sıkışık teslim tarihlerine kadar tedarik edecek şekilde malzeme listesini aktif olarak yönetebildik ve olgunlaştırdık. Yeni TX’in proje için özel olarak tasarlanmış 2000’den fazla parçayı birleştirdiği göz önüne alındığında, LEVC’nin parça gereksinimleriyle sorunsuz bir şekilde entegre olabilmemiz için düzenli temas kurmamız hayati önem taşımaktaydı.”

Daniel şunları ekliyor: “El altında bulunan parça çözümleri sunarak, özel parça tedariki, fiyatlandırma süreci ve karmaşık lojistik zinciri nedeniyle meydana gelen ve sıkışık teslimat sürelerini tehlikeye atan gecikmeleri önleyebildik. Ayrıca, bu yaklaşımla, sermaye yoğun bir süreçte bütçeyi azami etkinlikle kullanabilmeleri için üreticiye azaltılmış maliyetler aktarabiliyoruz. Bu çok yönlü yaklaşımı sunmamızı sağlayan, benzer yüksek hacimli ve premium araç üreticileri için parça sağlama tecrübemizce desteklenen portföy boyutumuzdur.”

“Siyah Londra taksileri anında ayırt edilir ve otomotiv kültürünün kökleşmiş bir parçasıdır. Böyle milli bir öneme sahip bir projeye dahil olmak elbette büyük bir memnuniyet. Katılımımız boyunca, tedarik zincirini düzenleyerek, spesifikasyon kolaylığı, güvenilirlik ve uygun maliyetli bir yaklaşım sunarak gelecek için etkili bir ulaşım ikonu yaratmada LEVC’ye yardım etmeye çalıştık” diye ekliyor Ian.

London Electric Vehicle Company’de Satın Alma Direktörü Phillip Bracken şu yorumda bulunuyor: “Yeni TX’nin prototip aşaması boyunca, Optimas, sıkışık sürelerde, rekabetçi bir maliyet noktasında uygulama hedeflerini gerçekleştirmemize yardımcı olan dinamik bir bağlantı elemanı ortağı oldu. Bu kanıtlanmış uzmanlığıyla Optimas üretim faaliyetlerimizi bir bağlantı elemanı bakış açısıyla desteklemek için doğal bir tercihti, bu nedenle gelecekteki faaliyetlerimizi daha fazla desteklemek için bu ortaklığı büyütmekten memnunuz.”

Yeni TX, 2018 yılı süresince İngiltere yollarına çıkarken, Avrupa ve Asya şehirlerine ihraç edilen modelleri olacak. LEVC, yeni 325 milyon £’lik üretim tesisinde üretim kapasitesini 20.000 adet araca çıkarıyor. Optimas’ın desteğiyle yeni TX, bugün yolların en farkedilir araçlarından birinin yapı ilkesini koruyacak veya en azından bizi uzun bir yürüyüşten kurtaracaktır.

Endüstriyel Otomasyon

Bir kontaktör, bütün bir yapı için nasıl çalışır?

Yayın Tarihi:

-

Yazar:

Teknolojinin gelişmesi ve yaygınlaşması, özellikle alçak gerilim ürünlerinin otomasyon ve kontrol amaçlarıyla daha fazla donatılmasını beraberinde getiriyor. Ürünler ve sistemler birbiri ile konuşuyor ve bunları yorumlamaya çalışıyor; yani akıllanıyor. Bunlara öncülük eden şirketlerden biri olan Siemens yeni ürün ve sistemleri ile teknolojinin ilerleyişine yön vermeye devam ediyor. Sirius Innovation da bunun en açık göstergelerinden birisi.

Alçak gerilim grubunda yer alan ürünler genel olarak elektromekanik ürünler olduğundan teknolojik iyileştirme ve geliştirme yapmak; elektronik alanına girilmediği sürece pek de mümkün değil. O nedenle son 30 yıllık zaman dilimine bakıldığında, alçak gerilim şalt cihazlarının içinde elektroniğin daha fazla yer aldığını ve gelişmelerin bu yönde yaşandığını görebiliriz. Siemens de aslında bu trendin öncülerinden. Piyasaya sürülen ürünlerin mümkün olduğunca daha fazla teknoloji içermesi, daha modüler olması ve birbirleri ile uyumlu cihazlar üretmek ana hedeflerimiz arasında yer alıyor

Örneğin, kontaktör en temel şalt ürünlerinden birisidir ve 50 yıl öncekiyle modellerle çalışma prensibi hemen hemen aynıdır. Boyutlarını biraz daha küçültmek mümkün, bunun da bir sınırı var; daha modüler olması sağlanabilir ve kullanılan aksesuar ve yardımcı elemanlar ile fonksiyonları ve kullanım sıklığı artırılabilir. Alçak gerilim şalt ürünlerinde pazara yeni modellerin sürülmesi, oldukça uzun aralıklarda olur. Diğer üreticileri de düşünecek olursak yaklaşık 10 ila 12 yılda bir yeni modeller çıkar ve uzun yıllar kullanılır.

1960’lı yıllarda 3TA serisi kontaktörler piyasadaydı. Arkasından 3TB serisi ve 1980’lerde de 3TF serisi ürünler geldi.  1997’de Sirius serisi ürünler başladı ve aradan 15 yıl geçtikten sonra 2012’de Sirius Innovation piyasaya sunuldu. Yeni nesil olarak adlandırdığımız bu ürünler kısa sürede pazar tarafından tanındı ve kabul gördü.

Sadece şalt cihazı bazında değil tüm sistem temelinde bütünsel bir yaklaşım sergilemek oldukça önemli. Alçak gerilim şalt cihazları ağırlıklı olarak motor devrelerinde kullanılır. Motorlara yol vermek, onları korumak, onlara kumanda etmek ve bunları yaparken elde edilen bilgileri de hedeflenen kounmlara aktarmak gibi görevleri vardır. Kontaktörler, motor koruma ve zaman röleleri bu temel fonksiyonları yerine getiren sistem parçalarıdır. Bu sebeple ürünlere bakarken hep sistemin bütününü de ele almak gerekir. Çünkü sadece motoru korumanız yetmez; aynı zamanda ona yol da vermeniz gerekir. Sadece korumak ya da yol vermek yetmez, bu motorun doğru bir şekilde çalıştığı bilgisini bir yerlere iletmeniz gerekir; bu sayede panoda bir lamba yanar ve operatörler o cihazın sağlıklı bir şekilde çalıştığını anlar. Be bu sistemle birlikte hareket eden başka sistemlere bilgilerin düzgün bir şekilde iletilmesi gerekir, bu sayede diğer sistemler de bu bilgilerden faydalanarak kendi operasyonlarını yürütebilsin. Yani hem bütünsel hem de bütünleşik bir yapıya ihtiyacımız var. Artık mesele; tek başına bir kontaktörün ne yaptığı ve nasıl çalıştığından daha ziyade bütün bir yapının içinde nasıl çalıştığıdır.

Sirius Innovation’da yakalanmak istenen de tam olarak budur. Bütün cihazların birbiri ile uyumlu olması, haberleşebilmeleri ve birbirlerinin fonksiyonlarını tamamlayacak faaliyetleri yapabilmeleri hedefleniyor. Tüm bu işlevsel artılarının yanında daha şık bir görünüm, daha kolay montaj ile daha az işçilik gibi tüketicinin ve servis personelinin işine yarayacak özellikler de ürünlerde bulunuyor.

Sirius ilk piyasaya sunulduğu andan itibaren ciddi ses getirmiş ve uzun yıllar boyunca piyasada en çok tercih edilen ürünler arasında yer almıştır. Seri, piyasaya çıktıktan sonra ciddi bir rekabet yarattı ve rakip firmalar bu serideki ürünlerle rekabet edebilmek için ciddi çalışmalar gerçekleştirdiler. Bu çalışmaların sonucunda da birçok ürün ortaya çıktı. Sirius Innovation, Sirius’un da çok üzerinde bir anlayış ile hazırlandı ve 2012 yılında piyasaya sürüldü. Sirius Innovation serisinden daha gelişkin bir teknolojiye sahip bir ürün olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Sirius Innovation’da farklı olan birkaç temel nokta var, birincisi ürün renkleri. Eskiden şalt cihazları kirli beyaz renkte bir ön kapakla sunulurken metalik gri renklere dönüldü. Bu renk genel olarak daha fazla teknolojiyi çağrıştırıyor. Bu renk kullanımıyla birlikte logo da orijinal renkleri ile ürünlerin üstünde yer almaya başladı. Dolayısıyla bir panoya çok uzaktan bile bakılsa içinde Siemens Innovation ürünleri kullanıldığı hemen anlaşılabilmektedir.

Elbette ürünün modüler ve birbirleri ile uyumlu olmasına çok dikkat edildi. Ve ürünler güçlerine göre farklı boylarda sunulmaya başlandı. Bugün 4 kW’lık bir kontaktör ile 250 kW’lık bir kontaktör aynı boyutlarda değil. Diğer yandan aynı boyda olan farklı cihazlarında da birbiri ile uyumlu olması sağlandı. Yani 4 kW’lık bir kontaktöre uygun alacağınız termik röle veya motor koruma şalteri o cihazla aynı büyüklükte olacaktır. Bu sayede cihazlar birbiri ile çok kolay akuple olabilmektedir. Bilindiği gibi son dönemde elektrik panoları daha küçük ve daha düzenli hale gelmeye başladı. Eskiden karmaşanın hüküm sürdüğü bu cihazlar günümüzde sanki bir ecza dolabı gibi düzenli ve kompakt bir hale gelmiş durumda. Innovation serisi de bu düzenli ve kullanışlı yapıya önemli katkılar sağlamaktadır.

Ürünle ilgili bir diğer noktada esneklik ve montaj kolaylığı. Esnekliği sağlayan en önemli unsurlardan birisi farklı cihazlarda ortak aksesuarların kullanılıyor olması. Örneğin 4 kW’lık kontaktör ile 250 kW’lık kontaktör aynı kontak bloğu tarafından tutturulabiliyor, bu çok önemli bir avantaj. Farklı çeşitte ve sayıda aksesuarı bulundurmak yerine ortak aksesuarlara sahip olmak birçok farklı avantajı da beraberinde getiriyor. Bu tip ayrıntılar aynı zamanda birim fiyatların aşağı inmesini de sağlıyor. Sirius Innovation ürünleri Sirius serisi ürünlerden daha uygun fiyatlarla pazara sunuluyor.  Dolayısıyla tüketiciler hem en son teknoloji ürün kullanıyorlar hem de bunu daha uygun fiyata yapabiliyorlar. Bu da müşterinin ürünü tercih etmesi için önemli bir avantaj sağlıyor.

Ürünün sahip olduğu üstün özelliklere ilave olarak montaj kolaylığını da sayabiliriz. İki tip farklı montaj seçeneği var. Birincisi standart vidalı bağlantı, yani kabloları takıp vidayı sıkma şeklinde. İkincisi ise vidasız olan ve ‘cage clamp’ adı verilen yöntem. Bu daha çok klemenslerde kullanılan ve kabloyu bağlantı yuvasına sokarak tornavida yardımıyla yayla sıkışmasını sağlayan bir sistem. Bu şekilde bağlantı güvenilirliğini daha yükseltmiş oluyorsunuz. Vidalı sistemlerde zaman içinde baskı azalabilmekte; ancak yaylı sistemlerde baskı azalsa bile yay aracılığı ile tekrar eski seviyesine geliyor. %100 temas sağlamaya devam eden bu sistemler montaj sürelerini kısaltması ve güvenilirliği arttırması ile ön plana çıkıyor.

Son olarak farklı bir özelliğinden daha bahsetmek gerekir. Sirius Innovation bir ürün ailesinden daha çok bir yaklaşımı ifade ediyor. Sadece şalt cihazları değil yumuşak yol vericiler, akım kontrol röleleri gibi ürünler aynı renklerle bu sistemin bir parçası olarak tüketiciye sunuluyor. Aslında bu seriyi sistemin yapı taşları şeklinde görmek ve değerlendirmek daha faydalı olacaktır.

Müşterilerden alınan geri bildirimlere bakıldığında, öncelikle yeni renklerin beğenildiği gözlendi. Ürünün renkleri yüksek teknolojisine vurgu yapıyor. Bir diğer nokta üretim hataları konusunda çok iyi bir noktada olması. Uluslararası kabullere göre imalat yapan fabrikalarda, üretim hatası olan ürünler için kabul edilebilir oran, on binde 7 civarındadır. Sirius Innovation’da bu oranın on binde 1-2 seviyesinde olduğunu görüyoruz.

İki yıldır satışını yaptığımız bu yeni ürünlerde henüz ülkemizde arıza nedeniyle bize geri dönen bir ürün yok. Yani takıp unutabileceğimiz ürünlere doğru bir gidiş var gibi diyebiliriz. Günümüzde kullanıcılar ürünleri, cihazları bir kez satın alıp montajını yaptırdıktan sonra sorunsuz kafaları rahat bir şekilde çalışmak istiyorlar. Bu isteğe en çok yaklaşabilen ürün Sirius Innovation’dur.

Devamını Oku

Endüstriyel Otomasyon

Hexagon’dan yeni, basit ve daha da otomatikleştirilmiş Yatay Kollu CMM

Yayın Tarihi:

-

Yatay kollu koordinat ölçüm makinesindeki yenilikçi yaklaşım, üreticilere en son çoklu sensörlü ölçüm cihazlarından ve yazılımlarından faydalanma imkânı tanıyor.

Hexagon Üretim Zekâsı bölümü, otomotiv ve diğer büyük parçaların üreticilerine daha akıllı, daha otomatikleştirilmiş üretim pratikleri sağlayan yatay kol koordinat ölçüm makinasının piyasaya sunulduğunu duyurdu. 

Makine, mevcut yatay kol CMM kılavuzlarını da kullanıyor

DEA MERCURY FX çözümü, yatay kollu CMM’nin doğruluğunu, otomasyon, çoklu sensör gibi teknolojik gelişmelerle birleştirme yönündeki talepleri karşılamak amacıyla geliştirildi. Üreticilerin daha akıllı iş sistemine geçişinde yardımcı olmak üzere, DEA MERCURY FX, onların en son metroloji araçlarına ve yazılım özelliklerine geçişine imkân tanıyor. 

Hexagon sistemi olmasa da mevcut yatay kollu CMM tezgâhlarını kullanabiliyorlar. Tezgâhların değiştirilme gerekliliğinin ortadan kaldırılması, geniş ölçekte tedarikçiyi aksamalardan ve şalter kapatmadan kurtarıyor. DEA MERCURY FX çözümüne, ayrıca tek başına da yatay kol CMM çözümü olarak erişilebilir. 

Yatay Kollu CMM Üretim Hattı Yöneticisi Paolo De Bortoli şunları söylüyor: “Bir çok üretici, yatay kollu CMM’in sağladığı doğruluğun; gelecek otomasyon stratejilerinin parçası olmasını istiyor. DEA MERCURY FX’in mevcut tezgâhlarda kurulacak şekilde tasarlanmasıyla çoklu sensörlerini; son metroloji yazılımlarını destekleyen yatay kollu CMM’ye terfi imkânı tanınıyor. Bu hamle, üreticilerimize mevcut varlıklarını kullanırken yeni teknolojileri de aktararak fabrikalarını daha akıllı ve verimli hale getirme stratejimizi yansıtıyor.”

DEA MERCURY FX, dokunmatik ve temassız taramaları destekleyen yatay kollu, çoklu sensörlü bir CMM. Otomotiv, uzay, savunma ve demiryolu sanayilerindeki OEM’lere ve tedarikçiler kadar büyük mekanik parça üreticilerine de yeni, daha otomatikleştirilmiş araçlara ve yazılımlara geçiş imkânı tanıyor. 

Devamını Oku

Endüstriyel Ekipmanlar

NSK Molded-Oil rulmanları gıda sektöründe konveyör uygulamalarının servis ömrünü uzatmaktadır

Yayın Tarihi:

-

Almanya’da bir sebze işleme tesisi NSK Molded-Oil rulmanlarını kullanmakta ve kayda değer faydalarını görmektedir. Firma, öncelikle bu kullanım ile kritik bir konveyördeki rulmanların servis ömrünü 2 haftadan 40’a çıkarmış, bakım maliyetlerinden ve durma süresinden çok ciddi tasarruf elde etmiştir.

Firma, NSK’dan eski rulmanların neden bu kadar beklenmedik bir hızda ömrünü yitirdiğinin ve bununla ilgili maliyet ve zaman konularının nasıl bertaraf edileceğinin araştırılmasını istedi.

Araştırma sırasında NSK uzmanları, bunların sebebini kısa sürede tespit etti. Gıda endüstrisi mevzuatının şart koştuğu çok sıkı hijyen standartları sebebiyle, sistem düzenli bir şekilde derinlemesine temizlenmektedir. Ancak bu temizlik sürecinde kullanılan çok ciddi miktarda suyun rulmanlara nüfuz ettiği ve sonuç olarak gresin de bu suyla beraber çıktığı görülmüştür.

NSK, sık sık yapılması gereken bu yıkama sürecinin sebep olduğu zorlukları aşmak için kendilerinin ürettiği sızdırmaz Molded-Oil rulmanlarının kullanılmasını tavsiye etmektedir.

Molded-Oil rulmanlarında özel bir triboloji kavramı (triboloji; aşınma, sürtünme ve yağlama bilimidir) uygulanmıştır. Örneğin, bu rulmanlarda gres yağı ve yağ bazlı poliolefin reçinesi içeren NSK’nın tescilli yağ emprenyeli malzemesi kullanılmıştır. Bu malzeme, uzun süre boyunca sürekli olarak, kıvamından dolayı su ile yıkandığında çıkmayan gres salınımı yapar. Aynı zamanda, taşıyıcı malzeme su veya katı safsızlıkların rulmana nüfuz etmesini engeller.

Bu rulmanların kullanılması ile tesisdeki servis ömrü 2 haftadan neredeyse 9 aydan daha uzun bir süreye çıkmaktadır. Bu oldukça başarılı netice, NSK’nın “temel kuralı” olan Molded-Oil rulmanlarının kullanım ömrünün, suyun yoğun olduğu ve tozlu ortamlardaki geleneksel gresle yağlanmış rulmanların kullanım ömrünün en az 2 katı olduğunu bir kez daha göstermiştir. Bu durumda servis ömrü yaklaşık 40 kat artmaktadır.

Tesis ayrıca bu kullanımın başka pek çok faydasını da görmektedir. Örneğin, çalışma alanı, gres yağı kaçağı olmadığı ve ekstra yağ dolumu gerekmediği için temiz kalmaktadır. Sonuç olarak, Molded-Oil rulmanları ayrıntılı ve sürekli temizleme işleminin çok önemli olduğu gıda endüstrisi uygulamaları için son derece uygundur. Rulman parçalarında paslanmaz çelik kullanımı da bu uygunluğa katkıda bulunmaktadır.

NSK, sebze işleme tesisi için daha yüksek seviyede koruma maksadıyla her iki taraftan da çok etkili temas keçeli (DDU) rulman sağlamıştır. Bu seçenek, standart yelpazedeki Molded-Oil bilyalı rulmanlar için geçerlidir. Molded-Oil ayrıca oynak makaralı rulmanlar ve konik makaralı rulmanlar için de uygundur.

NSK tarafından gıda işleme uygulamaları için geliştirilen Molded-Oil rulmanlarının ve diğer rulman serilerinin teknik özellikleri, www.nsk-literature.com adresinden e-kitap halinde ulaşılabilen yeni bir broşürde tanımlanmıştır.

Devamını Oku
Advertisement
Advertisement

Trendler

Copyright © 2011-2018 Moneta Tanıtım Organizasyon Reklamcılık Yayıncılık Tic. Ltd. Şti. - Canan Business Küçükbakkalköy Mah. Kocasinan Cad. Selvili Sokak No:4 Kat:12 Daire:78 Ataşehir İstanbul - T:0850 885 05 01 - info@monetatanitim.com